KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2024/3614 E., 2025/247 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Ocak 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 28. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/358 E., 2024/277 K.
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 14. Aile Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/303 E., 2022/894 K.
Karar Metni
417 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı kadın vekili tarafından kusur belirlemesi, özel boşanma sebebinin reddi, tedbir nafakası, iştirak nafakası, yoksulluk nafakası, maddî tazminat ve manevî tazminat yönünden, davalı-davacı erkek vekili tarafından ise kusur belirlemesi, karşı davanın reddi, kabul edilen maddî tazminat, manevî tazminat, tedbir nafakası, iştirak nafakası ve yoksulluk nafakası yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, delillerin takdirinde hata görülmemesine ve özellikle erkeğe kusur olarak yüklenen vakıaların 4721 sayılı Kanun'un 162 nci maddesi gereği aranan onur kırıcı davranış şartlarını taşıdığı,
ne var ki kadının 4721 sayılı Kanun'un 166 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca açtığı boşanma davasının kabulü kararı kanun yoluna başvurulmayarak kesinleştiğinden 4721 sayılı Kanun'un 162 nci maddesine dayalı açtığı boşanma davasının konusuz kaldığının, aynı dava dilekçesinde terditli olarak onur kırıcı davranış hukuki sebebine dayalı boşanma talebi hakkında hüküm kurulmamasının sonuca etkili olmadığının anlaşılmasına göre davalı-davacı erkek vekilinin tüm, davacı-davalı kadın vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumlarına, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur derecelerine, paranın alım gücüne, kişilik haklarına yapılan saldırının ağırlığına, ihlal edilen mevcut ve beklenen menfaatlerin kapsamına nazaran, kadın yararına hükmolunan maddî ve manevî tazminat azdır. 4721 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile 174 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkrası, 6098 sayılı Kanun'un 50 nci ve 51 inci madde hükümleri nazara alınarak, daha uygun miktarda maddî-manevî tazminat takdiri gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2024/3614, K. 2025/247, 15 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama