KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2024/3719 E., 2025/760 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Şubat 2025
- İncelenen kararın mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/248 E., 2024/281 K.
- Dava türü
- Boşanma
- İlk derece mahkemesi
- Kırşehir 2. Aile Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/218 E., 2022/413 K.
Karar Metni
549 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı- davacı kadın vekili tarafından kusur belirlemesi, aleyhe hükmedilen tazminatlar, yoksulluk nafakasının ve tazminat taleplerinin reddi yönünden; davacı- davalı erkek vekili tarafından ise kadının davasının kabulü, kusur belirlemesi, kadın lehine hükmedilen tedbir nafakası, çocuk lehine hükmedilen nafaka ve müvekkili lehine hükmedilen tazminat miktarları yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.Evlilik birliğinin sarsılması hukuki sebebine dayalı olarak karşılıklı açılan boşanma davalarında, İlk Derece Mahkemesince kadının, erkeğe nazaran ağır kusurlu olduğu belirtilerek her iki davanın kabulü ile tarafların boşanmalarına ve fer'îlerine karar verilmiş, taraf vekillerinin istinaf başvurusu ile Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, karar; taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Yapılan yargılama ve toplanan delillerden. Mahkemece tarafların kabul edilen ve gerçekleşen davranışlarına göre boşanmaya sebebiyet veren olaylarda eşit kusurlu oldukları anlaşılmıştır. Mahkemece bu husus gözetilmeden, hatalı değerlendirme sonucu boşanmaya sebebiyet veren olaylarda erkeğin az, kadının ağır kusurlu olduğunun kabulü doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
2.4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 174 üncü maddesinde, mevcut veya beklenen menfaatleri boşanma yüzünden zedelenen kusursuz veya daha az kusurlu tarafın, kusurlu olan taraftan uygun bir maddî tazminat; boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan tarafın ise, kusurlu olan diğer taraftan manevî tazminat olarak uygun bir miktar para ödenmesini isteyebileceği düzenlenmiştir.
Boşanmaya sebebiyet veren olaylarda taraflar eşit kusurlu olduğuna ve eşit kusurlu eş yararına tazminata hükmedilemeyeceğine göre, erkek yararına maddî ve manevî tazminat verilmesinin yasal koşulları oluşmadığından erkeğin tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerekirken, hatalı kusur belirlemesi sonucu yazılı şekilde isteğin kabulü doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
3.Boşanma yönünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşulu ile geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir. Nafaka yükümlüsünün kusuru aranmaz. Toplanan delilerden boşanmaya sebep olan olaylarda tarafların eşit kusurlu olduğu, kadının düzenli bir işi ve gelirinin olmadığı, boşanmakla yoksulluğa düşeceği anlaşılmaktadır. Kadın yararına yoksulluk nafakasına hükmedilme koşulları oluşmuştur. Gerçekleşen bu durum karşısında kadın yararına 4721 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesindeki "hakkaniyet ilkesi" de dikkate alınarak 4721 sayılı Kanun'un 175 inci maddesi gereğince uygun miktarda yoksulluk nafakasına hükmedilmesi gerekirken, hatalı kusur belirlemesinin sonucu olarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2024/3719, K. 2025/760, 3 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama