KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2024/4255 E., 2025/1597 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Şubat 2025
- İncelenen kararın mahkemesi
- Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/2838 E., 2024/309 K.
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma
- İlk derece mahkemesi
- Denizli 2. Aile Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/500 E., 2022/480 K.
Karar Metni
361 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı erkek vekili tarafından asıl davanın reddi, kusur belirlemesi, tazminatlar ve nafakalar, karşı davanın kabulü yönünden; davalı-davacı kadın vekili tarafından ise hükmedilen tazminatlar ile nafaka miktarları yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı-davalı erkek vekilinin tüm, davalı-davacı kadın vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumlarına, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur derecelerine, paranın alım gücüne, kişilik haklarına yapılan saldırı ile ihlal edilen mevcut ve beklenen menfaatlerin kapsamına nazaran, kadın yararına hükmolunan maddî ve manevî tazminat azdır. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 4 üncü maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile 174 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 50 nci ve 51 inci maddesi hükümleri nazara alınarak, daha uygun miktarda maddî ve manevî tazminat takdiri gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2024/4255, K. 2025/1597, 18 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama