KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2024/4286 E., 2025/183 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Ocak 2025
- Mahkemesi
- Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/3474 E., 2024/601 K.
- Dava türü
- Tanıma ve Tenfiz
- İlk derece mahkemesi
- Isparta 1. Aile Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/432 E., 2022/548 K.
Karar Metni
308 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı erkek vekili tarafından davanın reddi yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacı erkek tarafından açılan ve 07.04.2022 tarihli ıslah dilekçesi ile; Danimarka Mahkemesi'nin 2015/65529 dosya numaralı 09.10.2015 tarihli boşanma ilamının tanınması ve tenfizi talep edilen davanın yapılan yargılaması sonucunda İlk Derece Mahkemesince yabancı ülke boşanma kararının idari makamlarca verilmiş olduğu, mahkeme ilamı niteliğinde bulunmadığı, bu nedenle tanınması ve tenfizine karar verilmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş olup, karar davacı vekilince istinaf edilmekle Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Somut olayda her ne kadar yabancı ülke boşanma kararının idari makamlarca verilmiş olduğu, mahkeme ilamı niteliğinde bulunmadığı, bu nedenle tanınması ve tenfizine karar verilmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmişse de yapılan yargılama ve toplanan delillerden, Mahkemeye sunulan tercümesi yapılmış hükmün incelenmesinde, kararın Aile Hukuku Dairesince verildiğinin anlaşıldığı, kararın içeriğinde temyiz edilmediği hususunun tasdik edildiği görülmekle hükmün Mahkemece verilmiş ilam niteliği taşıdığı dolayısıyla tanıma ve tenfizinin mümkün olduğu anlaşılmaktadır. Bu nedenle hatalı değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2024/4286, K. 2025/183, 14 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama