KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2024/4447 E., 2025/2701 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Mart 2025
- Mahkemesi
- Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/2398 E., 2024/540 K.
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma
- İlk derece mahkemesi
- Iğdır Aile Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/360 E., 2022/957K.
Karar Metni
280 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı kadın vekili tarafından kusur belirlemesi, karşı davanın kabulü, kadın ve çocuk için nafaka miktarları, ziynet alacağına karar tarihinden itibaren hükmedilmemesi ve faiz hakkında karar verilmemesi, manevî tazminat miktarı ile kişisel ilişki süreleri yönünden; davalı- karşı davacı erkek vekili tarafından ise kusur belirlemesi,
asıl davanın kabulü, kabul edilen nafakalar, kabul edilen manevî tazminat ve ziynet alacağı ile velâyet yönünden temyiz edilmiş olup, kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, delillerin takdirinde hata görülmemesine ve özellikle ziynet alacağına ilişkin davanın Bölge Adliye Mahkemesi kararı ile bu davadan ayrıldığının anlaşılmasına göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerinin temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2024/4447, K. 2025/2701, 13 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama