KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2024/4498 E., 2025/2915 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Mart 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 28. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/600 E., 2024/381 K.
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 15. Aile Mahkemesi (Birleşen Ankara 15. Aile Mahkemesi. 2021/290 E., 2021/328 K. sayılı dava dosyası
- Sayısı
- 2021/277 E., 2023/178 K.
Karar Metni
389 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı kadın vekili tarafından kusur belirlemesi, karşı boşanma davasının kabulü, çocuk için kabul edilen nafaka miktarları, erkek lehine kabul edilen tazminatlar, reddedilen tazminatlar, velâyet ve kişisel ilişki günleri yönünden; davalı- davacı erkek vekili tarafından ise kusur belirlemesi,
asıl boşanma davasının kabulü, tazminat miktarları, ortak çocuk ...'ın velayeti, kadın ve çocuk ... lehine kabul edilen nafakalar ve miktarları yönünden temyiz edilmiş olup, kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre kadın vekilinin tüm, erkek vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur dereceleri, paranın alım gücü, kişilik haklarına yapılan saldırı ile ihlâl edilen mevcut ve beklenen menfaat dikkate alındığında davalı-davacı erkek yararına takdir edilen maddî ve manevî tazminat azdır. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 4 üncü maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 50 ve 51 inci maddesi hükmü dikkate alınarak 4721 sayılı Kanun'un 174 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları uyarınca daha uygun miktarda maddî ve manevî tazminat takdiri gerekir. Bu yönler gözetilmeden hüküm tesisi doğru bulunmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2024/4498, K. 2025/2915, 20 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama