İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /2. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 2. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2024/4608 K.2024/5795

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen karşılıklı boşanma davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece, Bölge Adliye Mahkemesi kararının yoksulluk nafakası yönünden bozulmasına,…

Esas2024/4608Karar2024/5795Tarih12 Eylül 2024Okuma7 dk · 1.484 kelime

KÜNYE

2. Hukuk Dairesi 2024/4608 E., 2024/5795 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
12 Eylül 2024
Mahkemesi
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 28. Hukuk Dairesi
Sayısı
2023/1521 E., 2024/494 K.
Davalı-davacı
... Erdoğan vekili Avukat ...
Dava tarihi
27.09.2018
Karar
Bozmaya uyulmak suretiyle yeniden hüküm kurma
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.484 kelime·7 dk okuma·14 bölüm

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen karşılıklı boşanma davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece, Bölge Adliye Mahkemesi kararının yoksulluk nafakası yönünden bozulmasına, sair yönlerden onanmasına karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; kadın yararına aylık 3.000,00 TL yoksulluk nafakasına karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı-karşı davalı erkek ve davalı-karşı davacı kadın vekili tarafından vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı - karşı davalı erkek vekili dava ve cevaba cevap dilekçesinde; kadının, erkeğe tokat atıp saldırdığını, hakaret ettiğini, iktidarsız olduğunu söylediğini, ortak çocuğu kendisinden soğutmak için iftira attığını, ortak çocuğun uygun olmayan görüntülerini sosyal medyada yayınladığı, taşınmazlarını satıp yakın akrabalarına devrettiğini, 20.09.2018 tarihinde eşyalarını evden atarak eve girmesini engellediğini, içkili mekanların müdavimi olduğunu, bu mekanlarda alkol alıp tanımadığı erkeklerle dans ettiğini, alkol tutkusunun evde de devam ettiğini belirterek 4721 sayılı Türk Medeni Kanun'un (4721 sayılı Kanun) 166 ncı maddesi gereğince tarafların boşanmalarına, ortak çocuğun velâyetinin babasına verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP

Davalı- karşı davacı kadın vekili cevap ve karşı dava dilekçesinde; erkeğin sadakat yükümlülüğüne aykırı davrandığını, birlik görevlerini yerine getirmediğini, ortak çocukla ilgilenmediğini, eve hiç gelmediğini, geldiğinde de geç geldiğini, yalan söylediğini, aşırı alkol aldığını, kendisine ve ortak çocuğa psikolojik baskı uyguladığını, cinsel beraberlikten kaçındığını belirterek 4721 sayılı Kanun'un 166 ncı maddesi gereğince tarafların boşanmalarına, ortak çocuğun velâyetinin anneye verilmesine, çocuk yararına aylık 7.000,00 TL tedbir ve iştirak, kadın yararına aylık 3.000,00 TL tedbir ve yoksulluk nafakası ile 500.000,00 TL maddî ve 500.000,00 TL manevî tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile her iki tarafın sadakat yükümlülüğü kapsamında güven sarsıcı davranışlarda bulunmak şeklindeki eşit kusurlu davranışları sonucunda evlilik birliğinin ortak hayatı sürdürmelerini olanaksız kılacak biçimde temelinden sarsıldığı, ortak çocuk Beren'in yaşı ve ihtiyaçları nazara alınarak velâyet hakkının anneye verilmesi, baba ile kişisel ilişki kurulması,

tarafların gelir ve ihtiyaçları, ödeme güçleri, paranın satın alma gücü, genel ekonomik esaslar ile hak ve nesafet ilkeleri nazara alınarak kadın ile ortak çocuk yararına uygun miktarda nafaka takdiri, tarafların eşit kusurlu olmaları nedeniyle kadının maddî ve manevî tazminat taleplerinin reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesi ile asıl ve karşı davanın kabulü ile tarafların evlilik birliğinin sarsılması nedeni ile boşanmalarına, ortak çocuk 21.09.2005 doğumlu Beren'in velâyetinin anneye verilmesine, ortak çocuk yararına belirlenen aylık 1.500,00 TL tedbir nafakasının karar tarihi itibariyle 2.000,00 TL'ye çıkartılmasına,

karar kesinleştiğinde iştirak nafakası olarak devamına, kadın yararına belirlenen aylık 2.500,00 TL tedbir nafakasının karar tarihi itibariyle aylık 3.000,00 TL'ye çıkartılmasına, karar kesinleştiğinde yoksulluk nafakası olarak devamına, kadının maddî ve manevî tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı- karşı davalı erkek vekili tarafından kadının davasının kabulü, kusur belirlemesi ve kadın lehine hükmedilen nafakalar yönünden; davalı- karşı davacı kadın vekili tarafından erkeğin davasının kabulü, kusur belirlemesi, iştirak ve yoksulluk nafakasına TÜFE oranında artış belirlenmemesi, kadının tazminat taleplerinin reddi yönünden istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin 11/11/2022 tarihli, 2021/833 E., 2022/1713 K. sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince tarafların boşanmaya sebep olan olaylarda eşit kusurlu oldukları gerekçesiyle karşılıklı açılan boşanma davalarının kabulüne karar verilmiş ise de; tanık beyanları, telefon kayıtları, fotoğraflar ve toplanan diğer deliller değerlendirildiğinde.

İlk Derece Mahkemesince kadına yüklenen vakıaya ilişkin tanık beyanında net bir tarih bulunmadığı gibi tanığın beyanında yer alan anlatım ile kadına yüklenen vakıanın ispatlanmadığı, erkeğe yüklenen vakıanın gerçekleştiği, dosyada mevcut mesajlarda net bir tarih bulunmadığı gibi kimden gönderildiğinin de anlaşılamadığı, bu nedenlerle kusur belirlemesinde dikkate alınamayacağı, son celse taraf vekillerince tüm delillerin toplanıldığı yönünde beyanda bulunulduğu, dava tarihinden sonra gerçekleşen olayların ayrı bir dava konusunu oluşturacağı, boşanmaya sebep olan olaylarda erkeğin tam kusurlu olduğu,

asıl davanın reddi gerektiği, İlk Derece Mahkemesinin ortak çocuğun velâyetinin annesine verilmesine, ortak çocuk ve kadın yararına tedbir nafakasına hükmedilmesine ilişkin hükümlerinin isabetli olduğu, kadının düzenli geliri olduğu, boşanmakla yoksulluğa düşmeyeceği, kadın yararına yoksulluk nafakasına hükmedilmesinin yasal koşullarının oluşmadığı, evlilik birliğinin sarsılmasına sebep olan olaylara tazminat isteyen kadının ağır ya da eşit kusurlu olmadığı, bu olayların onun kişilik haklarına saldırı teşkil ettiği ve boşanma sonucu bu eşin, en azından diğerinin maddî desteğini yitirdiği,

tarafların sosyal ve ekonomik durumları, tazminata esas olan fiilin ağırlığı ile hakkaniyet kuralları dikkate alınarak kadın yararına uygun miktarda maddî ve manevî tazminata hükmedilmesi gerektiği gerekçesi ile tarafların istinaf başvurularının kısmen kabulü ile kusura ilişkin gerekçe değiştiğinden ve yeniden esas hakkında hüküm kurulması gerektiğinden İlk Derece Mahkemesi kararının tamamen kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurmak suretiyle asıl davanın reddine, karşı davanın kabulü ile tarafların 4721 sayılı Kanun'un 166 ncı maddesinin birinci fıkrası gereğince boşanmalarına, ortak çocuğun velâyetinin anneye verilmesine,

ortak çocuk ile baba arasında kişisel ilişki kurulmasına, ortak çocuk lehine belirlenen aylık 1.500,00 TL tedbir nafakasının 03.03.2021 tarihi itibariyle 2.000,00 TL'ye çıkartılmasına, karar kesinleştiğinde iştirak nafakası olarak devamına, kadın yararına belirlenen aylık 2.500,00 TL tedbir nafakasının 03.03.2021 tarihi itibariyle aylık 3.000,00 TL'ye çıkartılmasına, kadının yoksulluk nafakası talebinin reddine, kadın yararına 300.000,00 TL maddî ve 250.000,00 TL manevî tazminata, tarafların diğer istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

1.Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde erkek vekili tarafından her iki dava ve fer'îleri yönünden; kadın vekili tarafından maddî ve manevî tazminatların miktarları ile yoksulluk nafakası talebinin reddi yönünden temyiz isteminde bulunulmuştur.

2.Dairenin 28.09.2023 tarihli kararı ile; taraf gelirlerinin birbirine denk olup olmadığı hususu da değerlendirilerek sonucuna göre yoksulluk nafakası hakkında bir karar verilebilmesi için kadının usulünce ekonomik ve sosyal durumunun, kadının elde ettiği gelirin miktarı itibarıyla kendisini yoksulluktan kurtarıp kurtarmayacağı, işten ayrılmış ise ayrılma sebebi araştırılarak yoksulluk nafakası talebi hakkında karar verilmesi gerekirken, yoksulluk nafakası yönünden eksik incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğu gerekçesiyle kararın bozulmasına, erkek vekilinin tüm, kadın vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerinin onanmasına karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Bozmaya uyan Bölge Adliye Mahkemesince yukarıdaki başlıkta tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tarafların mali ve sosyal durumlarının denk olmadığı, kadının gelirinin, kadının ihtiyaçları, paranın alım gücü de dikkate alındığında kendisini yoksulluktan kurtaracak nicelikte olmadığı, kadının boşanmakla yoksulluğa düşeceği, kadın tarafından karşı dava dilekçesinde aylık 3.000,00 TL yoksulluk nafakası talebinde bulunulduğu, yoksulluk nafakasına düzenli artış uygulanması yönünde bir talepte bulunulmadığı, İlk Derece Mahkemesince verilen kararda kadın lehine aylık 3.000,00 TL yoksulluk nafakasına hükmedildiği,

kadın tarafından talebi olmamasına rağmen yoksulluk nafakasına artış uygulanmaması yönünden istinaf itirazında bulunulduğu, yoksulluk nafakasının miktarına yönelik bir istinaf itirazının bulunmadığı, Dairece verilen 11.11.2022 tarihli kararda kadının süresinde ve usulüne uygun şekilde nafakanın artışına yönelik bir talebi bulunmadığından İlk Derece Mahkemesince bu konuda değerlendirme yapılmamasının doğru bulunduğunun belirtildiği,

bozma sonrası her ne kadar kadın tarafından 21.12.2023 tarihli kısmi ıslah dilekçesi ile aylık 40.000,00 TL tedbir ve yoksulluk nafakası, nafakanın ÜFE oranında artırılması yönünde talepte bulunulmuş ise de yukarıda açıklandığı üzere kadın tarafından yoksulluk nafakasının miktarına yönelik bir istinaf itirazında bulunulmadığından bu konuda erkek lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu, bu sebeple ıslah dilekçesinde yer alan yoksulluk nafakası miktarının ve buna bağlı olarak artış talebinin de değerlendirilemeyeceği gözetilerek,

tarafların mali ve sosyal durumları, kadının ihtiyaçları, paranın alım gücü de dikkate alınarak kadın yararına aylık 3.000,00 TL yoksulluk nafakasına karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı-karşı davalı erkek ve davalı-karşı davacı kadın vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

1.Davacı- karşı davalı erkek temyiz dilekçesinde özetle; yoksulluk nafakası yönünden kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

2.Davalı- karşı davacı kadın vekili temyiz dilekçesinde özetle; yoksulluk nafakasının miktarı ve artış oranına hükmedilmemesi yönünden kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, kadın yararına yoksulluk nafakası verilmesi koşullarının oluşup oluşmadığı miktarının dosya kapsamına uygun olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddesi; 4721 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesi, 175 inci maddesi.

3. Değerlendirme 1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararında ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, mahkemece bozmaya uygun işlem ve araştırma yapılmış olduğu, delillerin takdirinde bir yanlışlık bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR

Açıklanan sebeple; Her iki tarafın yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

12.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2024/4608, K. 2024/5795, 12 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. Gerekçe ve Sonuç
  9. V. Bozma Ve Bozmadan Sonraki Yargılama Süreci
  10. A. Bozma Kararı
  11. B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
  12. VI. Temyiz
  13. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  14. B. Temyiz Sebepleri
  15. C. Gerekçe
  16. VII. Karar
  17. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
2. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/4608
Karar No
2024/5795
Tarih
12 Eylül 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2024/4609 K.2024/6969
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2024/4609 K.2024/5197
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2024/4613 K.2024/9057
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2024/4614 K.2024/6105
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2024/4616 K.2024/8747
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2024/4619 K.2024/7839

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.