KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2024/4661 E., 2025/3817 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Nisan 2025
- Mahkemesi
- Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/342 E., 2024/933 K.
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma
- İlk derece mahkemesi
- Ünye Aile Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/534 E., 2023/788 K.
Karar Metni
497 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı-karşı davacı erkek vekili tarafından kusur belirlemesi ve ortak çocuk ...'in velâyeti yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı-karşı davacı erkek vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Taraflarca karşılıklı açılan boşanma davasının yapılan yargılaması sonucunda İlk Derece Mahkemesince tarafların boşanmalarına, ortak çocuk ...'in velâyetinin anneye verilmesine, baba ile kişisel ilişki tesisine karar verilmiş, kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince erkeğin başvurusunun esastan reddine, kadının başvurusunun kısmen kabulü ile yeniden hüküm tesisine karar verilmiş olup bu karara karşı erkek vekili temyiz talebinde bulunmuştur.
Velâyet ve kişisel ilişki düzenlenirken; göz önünde tutulması gereken temel ilke, çocuğun üstün yararıdır. Çocuğun üstün yararı belirlenirken; onun bedensel, zihinsel, ruhsal, ahlaki ve toplumsal gelişiminin sağlanması amacının gözetilmesi gereklidir. Ana ve babanın yararları; boşanmadaki kusurları, ahlaki değer yargıları, sosyal konumları gibi durumları, çocuğun üstün yararını etkilemediği ölçüde göz önünde tutulur.
Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesinin 12 nci ve Çocuk Haklarının Kullanılmasına İlişkin Avrupa Sözleşmesinin 3 üncü ve 6 ncı maddeleri idrak çağındaki çocukların kendilerini ilgilendiren konularda görüşünün alınması ve görüşlerine gereken önemin verilmesini öngörmektedir. Çocukların üstün yararı gerektirdiği takdirde, görüşlerinin aksine karar verilmesi mümkündür.
Velâyet ve kişisel ilişki kamu düzenine ilişkin olup yargılamanın her aşamasında meydana gelen olayların dikkate alınması gerekir. Boşanmanın ileriye yönelik etkilerini hafifletmekte ve çocuğun boşanmadan sonraki hayata alışmasındaki en önemli faktör, çocuğun hayatında istikrarın ve sürekliliğin sağlanmasıdır.
Somut uyuşmazlıkta, İlk Derece Mahkemesince alınan 23.05.2023 tarihli sosyal inceleme raporuna göre, ortak çocuk ...'in velayet tercihini annesinden yana kullandığı ve babasıyla görüşmek istediği hususlarının belirtildiği de göz önüne alınarak, ...'in velayetinin anneye verilmesine, babayla kişisel ilişki kurulmasına karar verilmiştir. Kadının 02.08.2024 havale tarihli dilekçesiyle, ortak çocuk ...'in babası ile yaşadığını, eğitimine babasının yanında İstanbul'da devam ettiğini, çocuğun babası ile kalmak istediğini belirterek çocuğun velayetinin babaya verilmesini talep ettiği anlaşılmakla; bu hususta çocuğun görüşü alınıp yeniden değerlendirme yapılarak velayet hakkında karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2024/4661, K. 2025/3817, 17 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama