KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2024/4759 E., 2025/1705 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Şubat 2025
- İncelenen kararın mahkemesi
- Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/1743 E., 2024/385 K.
- Dava türü
- Boşanma
- İlk derece mahkemesi
- Siirt Aile Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/269 E., 2022/377 K.
Karar Metni
351 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı erkek vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Taraflar arasında görülen boşanma davasının yapılan yargılamasının sonunda İlk Derece Mahkemesince "davalı kadının kendisinden yaşça büyük olan erkeğe hakaret içerikli sözleri ile evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına neden olduğu, Siirt 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/710 Esas sayılı dosyasında hakaret suçundan ceza aldığı, bu kararın kesinleştiği" gerekçesiyle boşanmaya sebep olan olaylarda davalı kadının kusurlu olduğu kabul edilerek davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı kadın vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince "toplanan delillere ve özellikle tanık beyanlarına göre tarafların dava tarihinden sonra uzunca bir süre aynı evde birlikte yaşadıkları, bu durumda, davacı erkeğin; dava tarihinden önceki olayları affettiği en azından hoşgörü ile karşıladığının kabulü gerektiği" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Karar davacı erkek vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince, tarafların dava tarihinden sonra uzunca bir süre aynı evde birlikte yaşadıkları, bu durumda, davacı erkeğin dava tarihinden önceki olayları affettiği en azından hoşgörü ile karşıladığı kabul edilmiş ise de; davalı kadının yargılama aşamasında bu yönde bir savunma ileri sürmediği gibi bu yönde istinaf itirazının da bulunmadığı, kadının dinlenen tanık beyanlarının da soyut olduğu; kaldı ki davadan sonra tarafların bir arada yaşamalarının evliliğin devam ettirildiği veya davacı erkeğin kadını affettiği anlamına gelmeyeceği, davanın reddini gerektirir dosyada somut delilin bulunmadığı;
erkeğe hakaret eden kadının kusurlu olduğu, erkeğe yüklenebilecek ispatlanan bir kusurun da olmadığı anlaşılmaktadır. Gerçekleşen duruma göre yazılı gerekçe ile davacı erkeğin davasının reddine karar verilmesi doğru olmamış ve bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2024/4759, K. 2025/1705, 19 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama