İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /2. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 2. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2024/4831 K.2025/1630

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı kadın vekili tarafından karşı davanın kabulü, kadın tarafından açılan Türk Medeni Kanunu'nun…

Esas2024/4831Karar2025/1630Tarih18 Şubat 2025Okuma4 dk · 814 kelime

KÜNYE

2. Hukuk Dairesi 2024/4831 E., 2025/1630 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
18 Şubat 2025
İncelenen kararın mahkemesi
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
Sayısı
2023/1839 E., 2024/245 K.
Dava türü
Karşılıklı Boşanma
İlk derece mahkemesi
İstanbul Anadolu 21. Aile Mahkemesi
Sayısı
2019/1515 E., 2023/718 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

814 kelime·4 dk okuma

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı kadın vekili tarafından karşı davanın kabulü, kadın tarafından açılan Türk Medeni Kanunu'nun 161 ve 166/1 inci maddelerine dayalı davaların reddi, kusur belirlemesi, hükmedilen tedbir nafakasının miktarları, ıslah dilekçesinin dikkate alınmaması, hükmedilen maddî tazminat, reddedilen yoksulluk nafakası ile tazminatlar yönünden; davalı-davacı erkek vekili tarafından ise hükmedilen tazminatın miktarı yönünden temyiz edilmekle;

kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı-davacı erkeğin tüm, davacı-davalı kadın vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2.Davacı-davalı kadın tarafından 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 166 ncı maddesinin birinci ve sonuncu fıkralarına dayanılarak boşanma davası açılmış, erkek tarafından ise aynı Kanun’un 166 ncı maddesinin sonuncu fıkrasına dayalı karşı dava açılmıştır. Kadın tarafından ayrıca aynı Kanun'un 161 inci ve bunun kabul edilmemesi halinde 166 ncı maddenin birinci fıkrasına dayalı birleşen boşanma davası açılmıştır.

İlk Derece Mahkemesince, kadının zina ve sadakatsizlik iddiasının dosyadaki delillerle ispatlanamadığı gerekçesiyle erkeğe kusur yüklenmemiş, daha önce boşanma davası açarak fiili ayrılığa sebep olan kadın tam kusurlu kabul edilerek, asıl ve karşı davalar Kanun’un 166 ncı maddesinin sonuncu fıkrası uyarınca kabul edilmiş ve tarafların boşanmalarına ve fer’ilere hükmedilmiştir. Kadının asıl davada 166 ncı maddenin birinci fıkrasına dayalı talebi ile kadının birleşen davası reddedilmiştir. Her iki tarafın istinaf talebi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince esastan ret kararı verilmiş, karar taraflarca temyiz edilmiştir.

Yapılan yargılama ve toplanan deliller ve özellikle dosyaya delil olarak sunulan bir kısım fotoğraflarda davalı-davacı erkeğin de yer aldığı dikkate alındığında, erkeğe isnat edilen zina olgusu gerçekleşmemiş ise de erkeğin güven sarsıcı davranışlar içinde olduğunun kabulü gerekir.

Bu durumda kadının zinaya dayalı davasının reddi doğru olmakla birlikte, kadının asıl davada ve birleşen davada 4721 sayılı Kanun'un 166 ıncı maddesinin birinci fıkrasına dayalı davaları kanıtlanmıştır. Bu davaların kabulü gerekirken reddi hatalıdır. Ne var ki, kadının aynı Kanun’nun 166 ncı maddesinin son fıkrasına dayalı boşanma davasında verilen hüküm boşanma yönünden kesinleşmiştir. Dolayısıyla boşanma talebi konusuz kalmıştır.

O halde, kadının 4721 sayılı Kanun’nun 166 ncı maddesinin birinci fıkrasına dayalı boşanma talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi ve kadının birleşen davadaki haklılık durumuna göre yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.

3.Yukarıdaki bentte açıklandığı üzere erkek işen güven sarsıcı davranışta bulunduğu ispatlanmış olup erkeğe bu eylemin kusur olarak yüklenmesi gerekir. Bu halde ilk davayı açıp boşanma sebebi yaratan kadın ile fiili ayrılık sırasında güven sarsıcı davranış sergileyen erkek eşit kusurludur. Eşit kusurlu eş yararına maddî ve manevî tazminata hükmedilemez. Davalı-davacı erkek yararına 4721 sayılı Kanun'un 174 üncü maddesinin birinci fıkrası koşulları somut olayda gerçekleşmemiştir. O halde davalı-davacı erkeğin maddî tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerekirken, hatalı kusur belirlemesi sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.

4.Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir.

Boşanmaya sebep olan olaylarda tarafların eşit kusurlu olduğu, davacı-davalı kadın hakkında yapılan sosyal ve ekonomik durum araştırma tutanağında kadının evlere temizliğe gittiği, yargılama sırasında emekli olduğu, bir kısım taşınmazının bulunduğu, erkeğin ise emekli olduğu, aynı zamanda çalışmaya devam ettiği, tasfiye halinde bir şirkette tek ortak olduğu, bir iş yerinden kira geliri bulunduğu anlaşılmaktadır.

Bu durumda, tarafların ekonomik ve sosyal durumları göz önüne alınarak ve kadının boşanmakla yoksulluğa düşüp düşmediği araştırılarak, yoksulluk nafakası talebi hakkında karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR

Açıklanan sebeplerle;

1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının davacı-davalı kadın yararına asıl ve birleşen davadaki 4721 sayılı Kanun’nun 166 ncı maddesinin birinci fıkrasına dayalı boşanma talebinin reddi, kusur belirlemesi, erkek lehine hükmedilen maddi tazminat ve kadının reddedilen yoksulluk nafakası yönünden ORTADAN KALDIRILMASINA,

2.İlk Derece Mahkemesi kararının asıl ve birleşen davadaki 4721 sayılı Kanun’nun 166 ncı maddesinin birinci fıkrasına dayalı boşanma talebinin reddi, kusur belirlemesi, erkek lehine hükmedilen maddi tazminat ve kadının reddedilen yoksulluk nafakası yönünden davacı-davalı kadın yararına BOZULMASINA,

3.Davalı-davacı erkeğin tüm, davacı-davalı kadın vekilinin ise sair temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerinin 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden ...'e yükletilmesine,Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden Cemile'ye iadesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, karardan bir örneğinin ilgili Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,18.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2024/4831, K. 2025/1630, 18 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
2. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/4831
Karar No
2025/1630
Tarih
18 Şubat 2025

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2024/4832 K.2025/398
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2024/4832 K.2025/303
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2024/4834 K.2025/1984
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2024/4835 K.2025/1944
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2024/4836 K.2025/1637
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2024/4837 K.2025/1632

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.