KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2024/4863 E., 2025/1635 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Şubat 2025
- İncelenen kararın mahkemesi
- Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/1613 E., 2024/329 K.
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma - Ziynet Alacağı
- İlk derece mahkemesi
- Şanlıurfa 2. Aile Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/399 E., 2022/872 K.
Karar Metni
304 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı-davacı erkek vekili tarafından asıl davanın kabulü, birleşen davanın reddi, kusur belirlemesi, hükmedilen yoksulluk nafakası, vekâlet ücreti yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı-davacı erkeğin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. 4721 sayılı Kanun'un 176 ncı maddesinin birinci fıkrası gereğince yoksulluk nafakasının, toptan veya durumun gereklerine göre aylık irat biçiminde ödenmesine karar verilebilir. Yoksulluk nafakasının toptan ya da irat biçiminde ödenebilmesine karar verilebilmesi için, kusurun niteliği, evliliğin süresi, tarafların ekonomik ve sosyal durumları ile ödeme gücü ve isteklerinin göz önünde bulundurulması gerektiği açıktır. Somut olayda tarafların ekonomik ve sosyal durumları, evliliğin süresi ve ortak çocuklarının bulunmayışı dikkate alındığında toptan yoksulluk nafakası verilmesi hususu göz önüne alınarak bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şeklide karar verilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2024/4863, K. 2025/1635, 18 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama