KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2024/5015 E., 2025/1479 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Şubat 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 56. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/763 E., 2024/565 K.
- Dava türü
- Boşanma
- İlk derece mahkemesi
- Küçükçekmece 7. Aile Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/419 E., 2022/100 K.
Karar Metni
477 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı vekili tarafından kusur belirlemesi, tazminat, nafaka, velâyet ve ziynet alacağı davasının reddedilen kısmı yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda
1- Davacı kadın vekilinin ziynet alacağı davasının reddedilen kısmına yönelik temyiz dilekçesinin incelenmesinde;
6100 sayılı HMK'nın 362. maddesinin 1. fıkrasının b bendi uyarınca "Miktar veya değeri kırk bin Türk Lirasını (bu tutar dâhil) geçmeyen davalara ilişkin kararlar" temyiz edilemez. 02.12.2016 tarihli 6763 sayılı Kanun’un 44. maddesi ile de 6100 sayılı Kanun’a eklenen ek madde 1 uyarınca temyiz parasal sınırlarının (HMK m. 341, 362) Vergi Usul Kanunu’nun mükerrer 298 inci maddesine göre her yıl tespit ve ilan edilecek yeniden değerleme oranında artırılması öngörülmüştür. Karar tarihi itibarıyla bu miktar “378.290,00 TL” olarak belirlenmiştir. Somut olayda mahkemece davacı kadının ziynet alacağı davasının reddedilen kısmının temyiz sınırı altında kaldığı anlaşılmış olup, ziynet alacağının reddedilen kısmına ilişkin karara yönelik temyiz dilekçesinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
2.Davacı kadın vekilinin diğer temyiz itirazları yönünden temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
a.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre davacı kadın vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
b.Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumlarına, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur derecelerine, paranın alım gücüne, ihlal edilen mevcut ve beklenen menfaatlerin kapsamına nazaran, kadın yararına hükmolunan maddî tazminat azdır. 4721 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile 174 üncü maddesinin birinci fıkrası, 6098 sayılı Kanun'un 50 nci ve 51 inci maddesi hükümleri nazara alınarak, daha uygun miktarda maddî tazminat takdiri gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
c.Tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumlarına, nafakanın niteliğine, günün ekonomik koşullarına göre kadın yararına hükmedilen yoksulluk nafakası azdır. Mahkemece, 4721 sayılı Kanun’un 4 üncü maddesindeki hakkaniyet ilkesi de dikkate alınarak daha uygun miktarda nafakaya hükmedilmesi gerekir. Bu yön gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve kanuna aykırı görülmüş ve bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2024/5015, K. 2025/1479, 17 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama