KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2024/5036 E., 2025/1202 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Şubat 2025
- İncelenen kararın mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 56. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/477 E., 2024/132 K.
- Dava türü
- Boşanma
- İlk derece mahkemesi
- Büyükçekmece 5. Aile Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/788 E., 2021/1064 K.
Karar Metni
431 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı erkek vasisi tarafından kusur belirlemesi ve boşanma davasının kabulü yönünden temyiz edilmiş olup, kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Tarafların, taraf ve dava ehliyetine sahip olmaları dava şartlarından olup, bu husus kamu düzeniyle ilgilidir. Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırmakla yükümlüdür. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler.
Somut uyuşmazlıkta, İlk Derece Mahkemesi kararından sonra 10.10.2022 tarihinde davalı erkeğin 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 405 inci maddesi gereğince kısıtlanması talebi ile davalı erkeğin annesi tarafından Denizli 1. Sulh Hukuk Mahkemesi'ne dava açıldığı, Denizli 1. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2022/1872 Esas ve 2022/2501 Karar sayılı dosyasında "Denizli Devlet Hastanesi tarafından verilen sağlık kurulu raporuna göre normal bir hayat sürdürmek için aklen yeterli olmadığı, kendi işlerini göremez olduğu, başkalarının yardımına muhtaç olduğu, hastalığının sürekli olduğu,
mahkemece dinlenmesinde fayda olmadığı vasi tayini gerektiği bildirildiği" gerekçesi ile iş bu boşanma davasının açılmasından sonra 30.12.2022 tarihinde 4721 sayılı Kanun'un 405 inci maddesi gereğince davalı erkeğin kısıtlanmasına ve vasi atanmasına karar verildiği görülmüştür.
Bu duruma göre Mahkemece yapılacak iş, vesayet dosyası getirtilerek ve Adli Tıp Kurumuna sevki sağlanarak davalı erkeğe yüklenen kusurlu eylemlerin gerçekleştirildiği zaman davranışlarının iradi olup olmadığı, dava tarihi itibariyle de dava ve taraf ehliyetinin bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi ile 4721 sayılı Kanun'un 405 inci maddesi ve 6100 sayılı Kanun'un 56 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca açıklanan hususların araştırılması ve bu hususun bir ön sorun sayılması,
gerekirse 4721 sayılı Kanun'un 462 nci maddesinin sekizinci bendi uyarınca işlem yapılması ve sonucuna kadar yargılamanın bekletilip taraf teşkili sağlanarak gerekli işlem ve tebligatların davalı erkeğin vasisine yapılıp savunma hakkının ihlal edilmemesi ve vasisi huzurunda yargılamaya devam edilmesinden ibarettir. Bu husus gözönünde tutulmadan yargılamaya devam olunarak işin esası hakkında karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2024/5036, K. 2025/1202, 10 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama