KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2024/5262 E., 2025/1649 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Şubat 2025
- İncelenen kararın mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 28. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/449 E., 2024/508 K.
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 17. Aile Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/784 E., 2022/979 K.
Karar Metni
459 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı- davalı erkek vekili tarafından kadının davasının kabulü, kusur belirlemesi, ret ve kabul edilen tazminatlar, velayet, nafakalar yönünden; davalı- davacı kadın vekili tarafından ise tazminat ve nafaka miktarı ile reddedilen tedbir ve yoksulluk nafaka talebi yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1-Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle Mahkemece davacı-davalı erkeğe kusur olarak yüklenen “sorumluluklarını yerine getirmediği, yoldan geçen bir adamla ilgili sen bununla düşüp kalkıyorsun şeklinde sözlerlere eşini itham ettiği, ailesinin müdahalesine izin vediği, eşinin maaş kartına el koyduğu,
daha önce görüştüğü E... isimli şahısla görüşerek güven sarsıcı davranışlarda bulunduğu” vakıaları ile kadını kusur olarak yüklenen “sorumluluklarını yerine getirmediği, düzenli olarak yemek ve kahvaltı hazırlamadığı” vakıalarına tarafların usulune uygun olarak dilekçelerinde dayanılmadığı, dayanılmayan vakıaların taraflara kusur olarak yüklenilmesinin mümkün olmadığı, belirlenen ve gerçekleşen diğer kusurlara göre yine de erkeğin ağır kusurlu olduğunun anlaşılmasına göre davacı- davalı erkek vekilinin tüm, davalı-davacı kadın vekilinin aşağıdaki paragraf kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2-Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur dereceleri, paranın alım gücü, kişilik haklarına yapılan saldırının ağırlığı ile ihlâl edilen mevcut ve beklenen menfaat dikkate alındığında davalı-davacı kadın yararına takdir edilen maddî ve manevî tazminat azdır. 4721 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile 6098 sayılı Kanun'un 50 nci ve 51 inci maddesi hükümleri dikkate alınarak daha uygun miktarda maddî ve manevî tazminat takdiri gerekir. Bu yönler gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerekmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2024/5262, K. 2025/1649, 18 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama