KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2024/5449 E., 2025/1895 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Şubat 2025
- İncelenen kararın mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 56. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/945 E., 2024/615 K.
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma
- İlk derece mahkemesi
- Gaziosmanpaşa 5. Aile Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/658 E., 2022/539 K.
Karar Metni
308 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı- karşı davalı erkek vekili tarafından kusur belirlemesi ve aleyhine hükmedilen tazminatlar ile yoksulluk nafakası yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı- karşı davalı erkek vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 176 ncı maddesinin birinci fıkrası gereğince yoksulluk nafakasının, toptan veya durumun gereklerine göre aylık irat biçiminde ödenmesine karar verilebilir. Yoksulluk nafakasının toptan ya da irat biçiminde ödenebilmesine karar verilebilmesi için, kusurun niteliği, evliliğin süresi, tarafların ekonomik ve sosyal durumları ile ödeme gücü ve isteklerinin göz önünde bulundurulması gerektiği açıktır. Somut olayda tarafların ekonomik ve sosyal durumları, evliliğin süresi ve ortak çocuklarının bulunmayışı dikkate alındığında yoksulluk nafakası yükümlüsünün, yoksulluk nafakasını toptan ödemesi yönünde değerlendirme yapılmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi somut olay bakımından isabetli bulunmamış ve bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2024/5449, K. 2025/1895, 24 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama