KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2024/5544 E., 2025/8390 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Ekim 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/333 E., 2024/471 K.
Karar Metni
283 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen ve istinaf incelemesinden geçen davasında bozma sonrasında yapılan yargılama sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince verilen yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı kadın vekili tarafından duruşma istemli olarak TMK md. 161 ve md. 162 hükümlerine dayalı davalarının kabul edilmemesi, erkeğin davasının kabulü, kusur belirlemesi, nafaka miktarı, nafakanın ÜFE oranında arttırılmaması, ziynet alacağı davası, ortak konutun kadın adına tescili talebi ile manevî tazminatın miktarı yönünden;
davalı-davacı erkek vekili tarafından ise katılma yoluyla manevî tazminatın miktarı yönünden temyiz edilmiş olup kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 07.11.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde duruşmalı temyiz eden davacı-davalı ... ... vekili Avukat ... ... ile karşı taraf temyiz eden davalı-davacı ... vekili Avukat ... ... geldiler. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen günde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmanın kapsamı dışında kalarak kesinleşmiş olan yönlere ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinin artık mümkün olmadığı gibi bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak oluşturan yönlerin de yeniden incelenmesinin hukuken mümkün olmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2024/5544, K. 2025/8390, 7 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama