İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /2. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 2. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2024/5647 K.2024/5658

Taraflar arasındaki ipoteğin kaldırılması ve aile konutu şerhi konulması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Esas2024/5647Karar2024/5658Tarih11 Eylül 2024Okuma6 dk · 1.262 kelime

KÜNYE

2. Hukuk Dairesi 2024/5647 E., 2024/5658 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
11 Eylül 2024
Mahkemesi
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 42. Hukuk Dairesi
Sayısı
2021/287 E., 2023/961 K.
Karar
Esastan Ret
İlk derece mahkemesi
İstanbul 3. Aile Mahkemesi
Sayısı
2017/89 E., 2020/665 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.262 kelime·6 dk okuma·12 bölüm

Taraflar arasındaki ipoteğin kaldırılması ve aile konutu şerhi konulması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı banka vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı banka vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekilinin dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı ... ile 1986 yılından beri evli olduğunu, davaya konu İstanbul ili, ... ilçesi, ... mah. 224 ada, 15 parsel noda kayıtlı 100/1724 arsa paylı 20 nolu bağımsız bölümün 1995 yılından beri aile konutu olarak kullanıldığını ancak davalı tarafından müvekkilinin açık rızası alınmaksızın 3. kişiye kullandırılacak kredinin teminatını teşkil etmek üzere diğer davalı ...Ş lehine 05.02.2015 tarihinde ipoteğin tesis edildiğini,

davalı bankanın "Eşin açık rızasını gösterir muvafakatnameyi" ipotek işlemi esnasında talep etmediği gibi bu evin aile konutu olup olmadığı hususunu araştırmaksızın soyut beyanlarla usul ve yasaya aykırı olarak geçersiz bir ipotek işlemi tesis ettiğini ileri sürerek dava konusu taşınmazın kaydına aile konutu şerhi konulmasına ve gayrimenkul üzerine davalı banka lehine tesis edilen 05.02.2015 tarih 550.000,00 TL bedelli 1. Derece 2526 yevmiye numaralı ipoteğin terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP

Davalı banka vekili cevap dilekçesinde; dava dilekçesinde bulunan iddiaların asılsız olduğunu, dava konusu taşınmaz üzerinde aile konutu şehri bulunmadığını, ipoteğin teminat olarak gösterildiği işlemin de müvekkili banka ile dava dışı Yeni Doğuş arasındaki kredi sözleşmesi olduğunu, dava konusu taşınmaz üzerinde aile konutu şerhinin bulunmadığı dikkate alındığında huzurdaki davanın Asliye Hukuk mahkemesinde görülmesi gerektiğini, bu nedenle görevsizlik kararı verilerek dosyanın görevli Asliye Hukuk mahkemesine gönderilmesini talep ettikleri,

aksi takdirde dava konusu taşınmaz üzerinde ipotek tesis edilme tarihi olan 05.02.2015 tarihinden önce davacı ... ile diğer davalı ...'ten bankanın ... şubesi tarafından muvafakatlerinin 03.02.2015 tarihinde alındığını, söz konusu muvafakat belgesinde de uyuşmazlık konusu taşınmazın aile konutu olmadığının belirtildiği, peşinen muvafakat ettiklerinin imza altın alındığı,

müvekkili banka ile dava dışı bir şirket ile kredi sözleşmesi bulunduğunu, bu kredinin ödenmemesi ihtimaline karşılık kredinin teminat altına alınması için uyuşmazlık konusu ipotek tesis edildiğini, bu nedenlerle öncelikle davada görevsizlik kararı verilerek davanın İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, usulü itirazlarının kabul olmaması halinde davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıdaki başlıkta tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı tarafından aile konutu olması sebebiyle üzerinde muvafakatinin alınmadan tesis edilen ipoteğin kaldırılması talep edilmiş olup davalı bankanın ipotek tesisi sırasında, ipotek tesis eden kocadan 4721 sayılı Kanun'un 194 üncü maddesi uyarınca eşinin ipotek tesisine muvafakat ettiğine dair belge istemesi karşısında davalı bankanın söz konusu taşınmazın tapusunda aile konutu şerhi bulunmaması nedeniyle iyi niyetli olduğu iddiası yerinde görülmeyip, tarafların mernis kaydı,

ikamet adresleri ve dosyaya giren tüm belgelere göre taşınmazın aile konutu olduğu tartışmasız olup, aile konutu olarak kabul edilen taşınmaz için davacı eşten usulüne uygun olarak alınmış ipotek tesisine muvafakat ettiğine dair geçerli bir belge de bulunmadığından banka tarafından davacı kadının ipotek tesisine muvafakat ettiği ispat edilememiş olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile dava konusu ... ilçesi, ... mah.

224 ada, 15 parselde kayıtlı 20 nolu bağımsız bölümün aile konutu olduğunun tespitiyle söz konusu tapu üzerine davalı banka tarafından konulmuş ipoteğin kaldırılmasına karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı banka vekili istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davalı banka vekili istinaf dilekçesinde; cevap dilekçesini tekrarla İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesi istemi ile istinaf başvurusunda bulunmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıdaki başlıkta tarih ve sayısı belirtilen kararı ile;" Türk Medeni Kanunu'nun 194/1. maddesine göre “Eşlerden biri, diğer eşin açık rızası bulunmadıkça, aile konutu ile ilgili kira sözleşmesini feshedemez, aile konutunu devredemez veya aile konutu üzerindeki hakları sınırlayamaz.” Bu madde hükmü ile aile konutu şerhi konulmuş olmasa da eşlerin birlikte yaşadıkları aile konutu üzerindeki fiil ehliyetleri sınırlandırılmıştır.

Sınırlandırma aile konutu şerhi konulduğu için değil, konutun aile konutu vasfı bulunduğu için getirilmiştir. Bu sebeple tapuya aile konutu şerhi verilmese bile o konut aile konutu özelliğini taşır. Anılan madde hükmü ile getirilen sınırlandırma, emredici niteliktedir. Dolayısıyla bu haktan önceden feragat edilemeyeceği gibi eşlerin anlaşmasıyla da ortadan kaldırılamaz ve açık rıza ancak “belirli olan” bir işlem için verilebilir.

Eş söyleyişle aile konutunun maliki olan eş aile konutundaki yaşantıyı güçlüğe sokacak biçimde tek başına aile konutunu bir ayni hakla sınırlandıramaz. Bu sınırlandırma ancak diğer eşin açık rızası alınarak yapılabilir. TMK'nın 194. maddesi yetkili eşin izni için bir geçerlilik şekli öngörmemiştir. Bu nedenle sözkonusu izin bir şekle tabi olmadan, sözlü olarak dahi verilebilir. Ancak maddenin ifadesinden de anlaşılacağı üzere, iznin “açık” olması gerekir.

UYAP üzerinde dosya arasına alınan davacı ve davalı eşine ait adres kayıt belgelerine göre taraflar davaya konu taşınmazı ipotek tarihi itibariyle yerleşim yeri olarak kullanmaktadırlar. Davaya konu taşınmazın tarafların aile konutu olduğu hususunda bir duraksama bulunmamaktadır.

Her ne kadar davalı banka tarafından, davacının eli ürünü olduğu iddia edilen bir muvafakatnameye delil olarak dayanılmış ve davacının ipotek işlemine rızası olduğu ileri sürülmüşse de 10/08/2020 tarihli Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi tarafından verilen raporda, İnceleme konusu 2 adet muvafakatnamede ... adına atılı basit tersimli imzalar ile ...'ün mukayese imzaları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından farklılıklar saptandığından söz konusu imzaların mevcut mukayese imzalarına kıyasla kuvvetle muhtemel ...'ün eli ürünü olmadığı hususunda kanaat bildirilmiştir.

Tacir olan banka, Kanunun (TMK m.194) açık rıza alınmasını istediği bu konuda kendisine sunulan muvafakat belgesindeki imzanın rızası gereken eşe aidiyetini belirlemek ve sözleşmenin hakim tarafı olarak objektif özen yükümlülüğünün bir gereği olarak imzanın sıhhatini denetlemek zorundadır.

Dolayısıyla muvafakat belgesindeki imzanın rızası gereken davacı eşe ait olup olmadığını denetlemeden (araştırmadan) aile konutu üzerine ipotek tesis ettiren ipotek alacaklısı bankanın kanunun “açık rıza” alınması gerektiğine yönelik düzenlemesi karşısında TMK’nun 1023. maddesinde düzenlenen tapuya güven ilkesinden yararlanması mümkün değildir.

Bu açıklamalar çerçevesinde somut olaya gelince, toplanan deliller uyarınca aile konutu niteliğinde olduğu hususunda duraksama bulunmayan taşınmaz için davacı kadının açık rızası alınmadan, TMK'nın 194/1. maddesine göne aykırı olarak ipotek tesis edilmesi doğru değildir. Bu nedenle davanın kabulü ile taşınmaz üzerindeki ipoteğin kaldırılmasına karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır." gerekçesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı banka vekili temyiz isteminde bulunulmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı banka vekili temyiz dilekçesinde; istinaf başvuru dilekçesini tekrarla kabul edilen dava yönünden kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, açılan davanın kabulü şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediği, davacı malik olmayan eşin rızasının ispat edilip edilmediği noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 4721 sayılı Kanun’un 6 ncı ve 194 üncü maddesi.

3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı banka vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

11.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2024/5647, K. 2024/5658, 11 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. İstinaf Sebepleri
  9. C. Gerekçe ve Sonuç
  10. V. Temyiz
  11. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  12. B. Temyiz Sebepleri
  13. C. Gerekçe
  14. VI. Karar
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
2. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/5647
Karar No
2024/5658
Tarih
11 Eylül 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2024/5648 K.2024/5647
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2024/5649 K.2024/5516
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2024/5650 K.2024/7477
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2024/5650 K.2024/5646
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2024/5650 K.2024/7932
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2024/5652 K.2024/7885

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.