KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2024/5870 E., 2025/3187 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Mart 2025
- Mahkemesi
- Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/988 E., 2024/1023 K.
- Dava türü
- Boşanma
- İlk derece mahkemesi
- Osmaniye 2. Aile Mahkemesi
- Sayısı
- 2019/462 E., 2021/865 K.
Karar Metni
311 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın vekili tarafından 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 162 nci maddesi uyarınca açılan boşanma davasının reddi, tazminat miktarları, kabul edilen ziynet alacağı miktarı yönünden; davalı erkek tarafından ise kusur belirlemesi, boşanma davasının kabulü, tazminat miktarları, iştirak ve yoksulluk nafakası miktarlarına yönelik temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda;
Dosya içeriğine göre hüküm altına alınan ve kadın vekilinin temyize konu ettiği ziynet alacağı miktarı, Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362 nci maddesi uyarınca kesinlik sınırı olarak belirlenen 378.290,00 TL’nin altında kaldığı anlaşılmakla; kadın vekilinin ziynet alacağı miktarı yönünden temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Davalı erkeğin tüm, davacı kadın vekilinin diğer yönlerden gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2024/5870, K. 2025/3187, 27 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama