İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /2. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 2. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2024/6404 K.2024/6441

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil, mümkün olmaması halinde katkı payı alacağı davasından dolayı bozma sonrası yapılan yargılama sonunda, Mahkemece davanın kısmen kabulüne kısmen karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

Esas2024/6404Karar2024/6441Tarih26 Eylül 2024Okuma10 dk · 1.985 kelime

KÜNYE

2. Hukuk Dairesi 2024/6404 E., 2024/6441 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
26 Eylül 2024
Mahkemesi
Aile Mahkemesi
Sayısı
2011/680 E., 2022/592 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.985 kelime·10 dk okuma·15 bölüm

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil, mümkün olmaması halinde katkı payı alacağı davasından dolayı bozma sonrası yapılan yargılama sonunda, Mahkemece davanın kısmen kabulüne kısmen karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

Kararın davacı erkek mirasçısı vekili ve davalı kadın vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece hükmün onanmasına karar verilmiştir.

Davalı kadın vekili tarafından Dairece verilen kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

1. Davacı erkek dava dilekçesinde; evlilik birliği içinde edinilen dükkan ve dairenin kendi parası ile alınmasına rağmen krediler nedeniyle davalı kadın adına tescil edildiğini, dairenin alındıktan sonra da kendisi tarafından yenilenerek dekore edildiğini belirterek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla tapu kayıtlarının iptaliyle taşınmazların kendi adına tescili, mümkün olmaması halinde bilirkişiler tarafından belirlenecek değer üzerinden katkı payı alacağının tahsilini talep ve dava etmiştir.

2. Davacı erkek vekili 11.02.2008 tarihli (2) nolu celsede; taşınmazların tapu kaydının iptaline yönelik taleplerinden vazgeçtiklerini beyan etmişlerdir.

II. CEVAP

Davalı kadın vekili cevap dilekçesinde; davacının katkısının olmadığını, malların müvekkilinin geliri ve ailesinin yardımları ile alındığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. MAHKEME KARARI

1. Dava, boşanma davası ile birlikte açılmış olup 22.06.2007 tarihli (6) nolu celsede boşanma dava dosyasından ayrılmasına karar verilmiştir.

2. Mahkemenin 01.12.2008 tarih ve 2007/201 Esas, 2008/364 Karar sayılı kararı ile; davanın katkı payı alacağı istemine ilişkin olduğu, taşınmazların toplam değerinin 900.000,00 TL olduğu, alınan 04.10.2007 tarihli hesap raporunda tarafların evlenmeden önceki gelirlerini de hesaba katıldığı için ve denetime açık olmadığı, 14.07.2008 tarihli hesap raporunun konularında uzman olan bilirkişilerce hazırlanmış olması ve denetime açık olması nedeniyle işbu raporun hükme esas alındığı, davacı erkeğin dükkana olan katkısının % 71, daireye katkısının % 95,46 olduğu;

buna göre dükkan yönünden 390.500,00 TL, daire yönünden 334.110,00 TL davacının katkı payı alacağı bulunduğu, tapu iptal ve tescilin mümkün olmadığı gerekçesiyle, davacının taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile tesciline yönelik talebinin reddine, dükkan yönünden 390.500,00 TL, daire yönünden 334.110,00 TL katkı payı alacağının dava tarihinden itibaren işlenecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Birinci Bozma Kararı

1. Mahkeme kararına karşı süresi içinde davalı kadın vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 13.10.2009 tarih ve 2009/3113 Esas, 2009/4786 Karar sayılı kararı ile; bilirkişilerin dava tarihi itibarıyla dükkanın 350.000,00 TL, dairenin 550.000,00 TL değerinde olduğunu bildirdiği, hükme esas alınan bilirkişi raporunda da davacı erkeğin dükkana katkısı % 71, daireye katkısı % 95,46 olarak belirlenmesine rağmen hüküm fıkrası kurulurken Mahkemece taşınmazların değerleri ile katkı oranları karıştırılarak davacıya toplam 770.500,00 TL yerine 724.610,00 TL ödenmesine karar verilmiş ise de hükmü temyiz edenin sıfatına göre bu yönün bozma nedeni yapılmadığı;

davalının taşınmazın satın alınması sırasında müvekkilinin kredi çektiğini bildirmesine rağmen Mahkemece bu hususta araştırma yapılmadığı, davalının kredi çekip çekmediği, çekmişse taşınmazların alımında kullanılıp kullanılmadığı araştırılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği; dava dilekçesinde faiz istenmediği halde Mahkemece faize hükmedilmesinin de usul hükümlerine aykırı olduğu belirtilerek davalı kadın vekilinin yerinde görülen temyiz itirazlarının kabulüyle usul ve kanuna aykırı bulunan hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

B. İkinci Bozma Kararı

1. Bozmaya uyan Mahkemenin 02.12.2010 tarih ve 2009/704 Esas, 2010/824 Karar sayılı karar ile.

17.08.2010 tarihli hesap raporu ile önceki karara dayanak teşkil eden 14.07.2008 tarihli hesap raporu arasında herhangi bir çelişkinin olmadığı, iki bilirkişi raporununda da katkı payı oranlarının birbirine yakın olduğu, ikinci raporda çekilen 3.000.000.000,00 eTL kredinin kimin tarafından ödendiğinin tespit edilmediğinin belirtildiği, taşınmazlar mal ayrılığı rejimi geçerli iken davalı adına tapuda tescil edildiğinden davacının ancak bu mallara yönelik karşılıklılık beklenmeksizin yapmış olduğu katkısını talep edebileceğinden tapu iptali ve tescil talebinin yerinde olmadığı;

dükkana yönelik katkı payı alacağına yönelik talep ile ilgili olarak verilen 01.12.2008 tarihli kararın temyiz incelemesinden geçtiği ve kararın onandığı, bozmanın daireye yönelik olduğu, 01.12.2008 tarihli kararda 14.07.2008 tarihli hesap raporu hükme esas alındığı, ilk karar da yapılan hesap hatası da düzeltilerek bilirkişilerin tespit etmiş oldukları davacının % 71 katkı payı oranının dükkanın tespit edilen 350.000,00 TL değerine oranlanarak davacının dükkan yönünden 248.500,00 TL katkı payı alacağının bulunduğu.

17.08.2010 tarihli hesap raporunda önceki kararda hükme esas alınan 14.07.2008 tarihli hesap raporuna aynen katıldıklarını belirterek yeni sunulan deliller de dikkate alınarak raporun hazırlandığı ve dosya arasında bulunan diğer bilirkişi raporları da dikkate alınarak dairenin tespit edilen 550.000,00 TL değerine davacının % 95,46 katkı payı oranı oranlanarak davacının daire yönünden 525.030,00 TL katkı payı alacağı bulunduğu,

sonuç olarak davacının iki taşınmaz yönünden toplam 773.530,00 TL katkı payı alacağının bulunduğu gerekçesiyle, davacının taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile tesciline yönelik talebinin reddine, dükkan yönünden 248.500,00 TL, daire yönünden 525.030,00 TL olmak üzere toplam 773.530,00 TL katkı payı alacağının tahsiline yönelik verilen karara karşı, süresi içinde davalı kadın vekili ve davacı erkek mirasçısı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 07.06.2011 tarih ve 2011/1307 Esas, 2011/3242 Karar sayılı kararı ile.

11.02.2008 tarihli duruşmada davacı vekilinin tapu iptali ve tescil isteğine ilişkin taleplerinden vazgeçtikleri ve sadece katkı payı alacağı istedikleri anlaşıldığından Mahkemece iptal ve tescil isteği ile ilgili davanın reddine karar verilmiş olmasının doğru olduğu; bankadan 3.000.000.000,00 eTL kredinin çekildiği ve dairenin alımında kullanıldığı anlaşılmakta ise de kredi ödemelerinin tek başına davalı tarafından yapılmış olduğunun ispatlanamadığı, kredi ödemelerinin tarafların ayrı yaşamaya başladıkları 19.09.2000 tarihinden sonraya da sarkmadığı,

tarafların her ikisinin de gelirleri dikkate alındığında bu kredinin de taraf gelirleri ile ödenmiş olduğunun kabulünde isabetsizlik olmadığı, bozma sonrası alınan 17.08.2010 tarihli hesap raporunda, önceki hükme esas alınan 14.07.2008 tarihli rapordan farklı olarak ayrıca takdiren katkı payı oranlarından % 30'ar indirim yapılmış olmasının doğru olmadığı; öte yandan 14.07.2008 tarihli hesap raporunda, taraf gelirlerinin dosyaya getirtilen belgeler incelenerek doğru şekilde tespit edildiği,

hesaplama yöntemi bakımından taraf gelirlerinin ayrı ayrı alım tarihleri itibarıyla oranlanmış olması doğru ise de 1991 yılı itibarıyla davalı kadının sattığı taşınmazından gelen miktar 14.500.000,00 eTL olarak kadının gelirine eklenmiş ise de bu miktarın sadece çıplak değere ilişkin olup ayrıca intifa hakkının da 29.000.000,00'eTL'ye satılmış olduğu, bu miktarın ise kadının geliri içinde dikkate alınmadığı, ayrıca her iki taşınmazla ilgili ayrı ayrı taraf gelirleri oranlanırken her birinin sosyal statüleri, konumları ve mesleki kariyerleri gözetilerek yapabilecekleri kişisel masraflarının ayrı ayrı hesaplanması,

davacı erkeğin ayrıca, evi geçindirme yükümlülüğü gözetilerek alım tarihleri itibarıyla evi geçindirme gideriyle kişisel giderleri dışında olabilecek fazla harcaması var ise, oran belirtilmek suretiyle hesaplanacak miktarının, davalı kadın yönünden ise kişisel harcamalarının hesaplanıp toplam gelirlerinden ayrı ayrı düşülmesi, her birinin bu durum karşısında yapabilecekleri tasarruf miktarlarının ayrı ayrı saptanarak tarafların toplam tasarruf miktarı içerisindeki katkı oranlarının belirlenmesi,

bu belirlemede gerekirse hakkaniyet ve fedakarlığın denkleştirilmesi ilkelerinin de dikkate alınması gerekirken bunlar gözetilmeden sadece taraf gelirlerinin birbirine oranlanarak katkı payı oranlarının bulunmuş olmasının doğru olmadığı.

Mahkemece açıklanan hususları da gözeten uzman bilirkişi kurulundan yeniden rapor alınması ve sonucuna göre hüküm kurulması, bu şekilde katkı payı alacağı belirlendikten sonra önceki hükmün sadece davalı vekili tarafından temyiz edilmesi sebebiyle davalı yararına usuli kazanılmış hak oluştuğu da gözetilerek her bir taşınmaz için ayrı ayrı kazanılmış hakka dikkat edilerek karar verilmesi gerektiği, kabule göre de Mahkemenin 01.12.2008 tarihli kararında davacı lehine dükkan yönünden 390.500,00 TL, daire yönünden 334.500,00 TL üzerinden hüküm kurulduğu,

hükmün davalı vekilinin temyizi sonunda bozulduğundan Mahkemece dükkan yönünden verilen miktar kazanılmış hakka uygun ise de, daire yönünden davalı lehine kazanılmış hak gözden kaçırılarak 525.030,00 TL olarak fazla miktara hükmedilmiş olmasının da doğru olmadığı belirtilerek; davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile usul ve kanuna aykırı bulunan hükmün bozulmasına, davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülerek hüküm esası bakımından bozulduğundan davacı erkek mirasçısı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Son Karar

Mahkemenin yukarıdaki başlıkta tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; mal rejiminin tasfiyesi sonucunda oluşan hakkın kişisel hak niteliğindeki bir alacak hakkı olup, ayın (mülkiyet) istenemeyeceği; bozma ilamı doğrultusunda dosya arasına alınan 11.09.2015 havale tarihli (07.08.2015 tarihli) hesap raporunda davalı kadının 1991 yılı itibariyle satmış olduğu taşınmazından elde ettiği gelir olan 29.000.000,00 eTL'nin kadının geliri içinde dikkate alındığı, dükkanın alımına kadar davalının elde etmiş olduğu gelir toplamının 44.030.000,00 eTL, davacı erkeğin elde etmiş olduğu gelir toplamının ise 37.080.000,00 eTL olduğu;

dairenin alımına kadar davalının elde etmiş olduğu gelir toplamının 80.412.500,00 eTL, davacı erkeğin elde etmiş olduğu gelir toplamının ise 1.708.850.000,00 eTL olduğunun tespit edildiği; her bir eşin alışkanlıkları, ekonomik ve sosyal statüleri gözetilerek kişisel harcamaları ile ayrıca erkeğin evi geçindirme yükümlülüğü nedeniyle yapabileceği harcama dikkate alınarak 11.09.2015 havale tarihli (07.08.2015 tarihli) hesap bilirkişi raporunda belirtildiği üzere davacı erkeğin % 40 tasarruf edebileceği davalı kadının çalıştığı dönemde evin geçiminden sorumlu olmaması,

sosyal konum ve statüsü, önceki evliliğinden olan ve kendi yanında yaşayan oğlunun eğitim, bakım masrafları ve çeşitli tarihlerde aldığı antika eşyalara ilişkin harcamalar dikkate alındığında gelirinden % 60 oranında tasarruf edebileceğinin belirtiltiği, bu oranların dosya kapsamına, emsallerine ve hayatın olağan akışına uygun olduğu; yapılan açıklamalar doğrultusunda yapılan hesaplamaya göre davacının dükkan yönünden 125.825,00 TL, daire yönünden ise 513.733,00 TL katkı payı alacağının olduğu,

ancak daire yönünden önceki hükmün sadece davalı vekili tarafından temyiz edilmesi sebebiyle davalı yararına usuli kazanılmış hak oluştuğu, bu nedenle daire yönünden davacının katkı payı alacağının 334.110,00 TL olduğu gerekçesiyle, davacının taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile tesciline yönelik talebinin reddine, dükkan yönünden 125.825,00 TL, daire yönünden 334.110,00 TL katkı payı alacağının tahsiline karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuran

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı kadın vekili ve davacı erkek mirasçısı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç

Dairenin 14.02.2024 tarih ve 2022/9559 Esas, 2024/837 Karar sayılı kararı ile.

Mahkeme kararında ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, Mahkemece bozmaya uygun işlem ve araştırma yapılmış olduğu, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ve bozma kapsamı dışında kalarak kesinleşen yönlerin yeniden incelenmesinin hukuken mümkün bulunmadığı ve özellikle birinci bozmanın tasfiye konusu her iki taşınmaz yönünden olduğu, ikinci bozmada da 14.07.2008 tarihli raporda taraf gelirlerinin doğru şekilde tespit edildiğinin belirtilmiş olduğu,

temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediği belirtilerek davacı erkek mirasçısı vekili ve davalı kadın vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar verilmiştir.

VI. KARAR DÜZELTME

A. Karar Düzeltme Yoluna Başvuran

Dairenin yukarıda belirtilen kararına davalı kadın vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.

B. Karar Düzeltme Sebepleri

Davalı kadın vekili karar düzeltme dilekçesinde; hükme esas alınan bilirkişi raporunun eksik olduğunu, müvekkilinin gelirlerinin eksik belirlendiğini, rapora itirazlarının giderilmediğini, müvekkilinin diğer gelirlerinin dikkate alınmadığını, davacının katkısını ispatlayamadığını, tedbirin kaldırılması gerektiğini belirterek kararının düzeltilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, katkının ispatı ile taraf gelirlerlerinin, tasarruf ve katkı payı oranlarının usule ve hakkaniyete uygun belirlenip belirlenmediği ve usuli kazanılmış hak noktasında toplanmaktadır. Dava, tapu iptali ve tescil, mümkün olmaması halinde katkı payı alacağı istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 26 ıncı maddesi, 33 üncü maddesi, 190 ıncı maddesi, 323 üncü maddesi, 326 ncı maddesi, geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) geçici 440 ıncı maddesi; 4722 Sayılı Türk Medenî Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 10 uncu maddesi; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'un 6 ncı maddesi, 179 uncu maddesi; 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi'nin 152 nci maddesi, 153 üncü maddesi, 170 inci maddesi, 186 ncı maddesinin birinci fıkrası, 189 uncu maddesi, 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 146 ncı maddesi, 544 üncü maddesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 646 ncı maddesi

; Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 09.05.1960 tarihli ve 1960/21 Esas, 1960/9 Karar sayılı kararı.

3. Değerlendirme 1. Yargıtay kararının düzeltilmesi 1086 sayılı Kanun'un 440 ıncı maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Mahkemece verilen karar, Dairemizce yasal ve hukuki dayanakları gösterilmek suretiyle onanmış olup, temyiz ilamında yer alan açıklamalara, göre karar düzeltme istemi 1086 sayılı Kanun'un 440 ıncı maddesindeki nedenlerden hiçbirisine dayanmamaktadır. Bu nedenle yerinde olmayan istemin reddi gerekmiştir.

VII. KARAR

Açıklanan sebeple; Karar düzeltme talebinin REDDİNE,

1086 sayılı Kanun 442/son ve 4421 sayılı Kanunun 2 ve 4/b-1 maddeleri delaletiyle takdiren 2.320,00 TL para ceza ile 831,50 TL karar düzeltme ret harcının düzeltme isteyenden tahsiline,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

26.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2024/6404, K. 2024/6441, 26 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. Mahkeme Kararı
  6. IV. Bozma Ve Bozmadan Sonraki Yargılama Süreci
  7. A. Birinci Bozma Kararı
  8. B. İkinci Bozma Kararı
  9. C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Son Karar
  10. V. Temyiz
  11. A. Temyiz Yoluna Başvuran
  12. B. Gerekçe ve Sonuç
  13. VI. Karar Düzeltme
  14. A. Karar Düzeltme Yoluna Başvuran
  15. B. Karar Düzeltme Sebepleri
  16. C. Gerekçe
  17. VII. Karar
  18. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
2. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/6404
Karar No
2024/6441
Tarih
26 Eylül 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2024/6422 K.2024/5611
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2024/6478 K.2024/8613
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2024/6510 K.2024/8658
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2024/6593 K.2024/6265
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2024/6598 K.2024/9317
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2024/6710 K.2024/9129

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.