KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2024/6432 E., 2025/2858 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Mart 2025
- Mahkemesi
- Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/972 E., 2024/1162 K.
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma
- İlk derece mahkemesi
- Isparta 2. Aile Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/429 E., 2023/769 K.
Karar Metni
548 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı- davacı erkek vekili tarafından kadının kabul edilen boşanma davası ve fer'îleri, kusur belirlemesi ve velâyet yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı- davacı erkek vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir
2.Kadın tarafından 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 166 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca açılan boşanma davasının yapılan yargılaması sonrasında İlk Derece Mahkemesinin 05.11.2019 tarihli kararında erkeğin tam kusurlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, boşanmanın ferilerine ve kadın yararına 15.000,00 TL maddî, 10.000,00 TL manevî tazminata, ortak çocuklar yararına 250,00 TL ve 200,00 TL iştirak nafakasına ve kadın yararına 350,00 TL yoksulluk nafakasına hükmedilmiş, bu hüküm erkek tarafından, kadının davasının kabulü ve ferileri ile savunma hakkının kısıtlandığından bahisle istinaf edilmiş,
Bölge Adliye Mahkemesince erkeğe usulüne uygun dava dilekçesinin tebliği gerektiği belirtilerek hükmün kaldırılmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince yeniden yapılan yargılamada erkek tarafından 4721 sayılı Kanun'un 166 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca karşı dava açılmakla, Mahkemece 08.05.2024 tarihli kararı ile her iki davanın da kabulüne, boşanmanın fer'îlerine, ortak çocuklar yararına ayrı ayrı 500,00'er TL iştirak nafakasına, kadın yararına 1.000,00 TL yoksulluk nafakasına ve 45.000,00 TL maddî, 45.000,00 TL manevî tazminata hükmedilmiştir.
Hüküm davacı- davalı kadın tarafından; erkeğin kabul edilen boşanma davası, kadına yüklenen kusur yönlerinden; davalı- davacı erkek tarafından ise kadının kabul edilen boşanma davası ve fer'ileri ile kusur tespiti ve velayet belirlemesi yönünden istinaf edilmekle Bölge Adliye Mahkemesince itirazların esastan reddine karar verilmiştir. Karar yukarıda gösterildiği şekilde temyiz edilmiştir.
Somut olayda İlk Derece Mahkemesince verilen 05.11.2019 tarihli karara karşı sadece erkek tarafından istinaf yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır. Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararından sonra İlk Derece Mahkemesinin 08.05.2024 tarihli karar ile erkeğin miktar yönünden oluşan usuli kazanılmış hakkına aykırı ve erkeğin aleyhine olacak şekilde iştirak ve yoksulluk nafakalarının miktarları ile tazminat miktarları arttırılarak karar verilmiştir. Bu sebeple erkek yararına tazminat, yoksulluk ve iştirak nafakası miktarları yönünden usuli kazanılmış hak oluşmuşken, erkek aleyhine ve usuli kazanılmış hakka aykırı şekilde kadın yararına yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2024/6432, K. 2025/2858, 19 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama