KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2024/6502 E., 2025/4156 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Nisan 2025
- Mahkemesi
- Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/473 E., 2024/948 K..
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma
- İlk derece mahkemesi
- Zonguldak 1. Aile Mahkemesi
- Sayısı
- 2018/189 E., 2022/491 K.
Karar Metni
321 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı- davalı kadın vekili tarafından kusur belirlemesi, birleşen boşanma davasının kabulü, reddedilen tedbir ve yoksulluk nafakası, kabul edilen tazminat miktarları, aleyhe yargılama gideri ve vekalet ücreti yönünden, davalı- davacı erkek vekili tarafından kusur belirlemesi,
asıl boşanma davasının kabulü, kabul edilen tazminatlar, reddedilen tedbir ve yoksulluk nafakası, reddedilen tazminatlar yönünden temyiz edilmiş olup, kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, delillerin takdirinde hata görülmemesine ve özellikle davalı-davacı erkeğe yüklenen kıskanç olma vakıasının usulüne uygun şekilde ispat edilemediğinin, yine de kabul edilen ve gerçekleşen diğer kusurlu davranışlara göre davalı- davacı erkeğin boşanmaya sebebiyet veren olaylarda ağır kusurlu olduğunun,
delil olarak erkek tarafından sunulan mesaj kayıtlarının yine erkek tarafından sunulan cep telefonunun incelenmesi sonucunda bilirkişi raporuyla tespit edildiğinin ve hukuka uygun delil niteliğinde olduğunun, mesajlaşmalardan kadının erkeği affettiği sonucuna varılmadığının anlaşılmasına göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerinin temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2024/6502, K. 2025/4156, 22 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama