KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2024/6534 E., 2025/4083 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Nisan 2025
- Mahkemesi
- Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/1044 E., 2024/1251 K.
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma
- İlk derece mahkemesi
- Aksaray 2. Aile Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/299 E., 2022/624 K.
Karar Metni
499 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı erkek vekili tarafından kusur belirlemesi, birleşen davanın kabulü, reddedilen maddî ve manevî tazminat talepleri, kadın lehine hükmedilen maddî ve manevî tazminat ile nafakalar yönünden; davalı-davacı kadın vekili tarafından ise maddî ve manevî tazminat miktarları ile tedbir ve yoksulluk nafakası miktarı yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda;
6100 sayılı Kanun'un öngördüğü yargılama sistemine göre İlk Derece Mahkemesinin kesin olmayan kararına karşı önce istinaf yoluna başvurulabilmektedir. İstinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, başvuran tarafın istinaf başvurusunun usulden ya da esastan reddine karar verilebilir veya İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden hüküm kurulabilir.
Bu durumda Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı, istinaf başvurusu reddedilen tarafın ya da istinaf incelemesi sonucunda İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeni hüküm kurulması hâlinde aleyhine karar verilen tarafın temyiz hakkı bulunmaktadır.
Başka bir deyişle istinaf başvurusunun reddi hâlinde Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı temyiz hakkı sadece istinaf başvurusu reddedilen tarafa ait olup bu hâlde İlk Derece Mahkemesi kararını istinaf etmeyen tarafın temyiz hakkı bulunmadığı gibi İlk Derece Mahkemesi kararını sınırlı olarak istinafa getiren tarafın açıkça istinaf etmediği konularda da temyiz hakkı bulunmamaktadır.
Somut uyuşmazlıkta, İlk Derece Mahkemesi kararının davacı-davalı erkek vekili tarafından kusur belirlemesi, birleşen davanın kabulü, reddedilen maddî ve manevî tazminat talepleri, kadına ortak konutun tahsisi, kadın lehine hükmedilen maddî ve manevî tazminat ile nafakalar yönünden; davalı-davacı kadın vekili tarafından ise kusur belirlemesi,
asıl davanın kabulü ve asıl davadaki vekâlet ücreti yönünden istinaf edildiği ve davacı kadın vekilinin başvurusunun kabulüne, davacı-davalı erkek vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği anlaşılmakla, davalı-davacı kadın vekili tarafından maddî ve manevî tazminat miktarları ile tedbir ve yoksulluk nafakası miktarı istinaf edilmeyerek onun yönünden kesinleşmiştir.
Bu nedenle davalı-davacı kadın vekilinin, maddi ve manevi tazminat miktarları ile tedbir ve yoksulluk nafakası miktarı yönünden temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Davacı-davalı erkek vekilinin temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı-davalı erkek vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2024/6534, K. 2025/4083, 21 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama