KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2024/6901 E., 2025/3694 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Nisan 2025
- Mahkemesi
- Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/2597 E., 2024/1451 K.
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma
- İlk derece mahkemesi
- Akşehir 2. Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/343 E., 2022/378 K.
Karar Metni
344 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı erkek vekili tarafından kendi davasının reddi, kusur belirlemesi, kabul ve reddedilen tazminatlar ile hükmedilen yoksulluk nafakası yönünden; davalı-davacı kadın vekili tarafından ise kusur belirlemesi, tazminat ve nafaka miktarları yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı-davalı erkek vekilinin tüm, davalı-davacı kadın vekilinin aşağıdaki paragraf kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur dereceleri, paranın alım gücü, kişilik haklarına yapılan saldırı ile ihlâl edilen mevcut ve beklenen menfaat dikkate alındığında davalı-davacı kadın yararına takdir edilen maddî ve manevî tazminat azdır. 4721 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile 6098 sayılı Kanun'un 50 nci ve 51 inci maddesi hükümleri dikkate alınarak daha uygun miktarda maddî ve manevî tazminat takdiri gerekir. Bu yönler gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerekmiştir.
15.04.2025 oy birliği ile karar verilmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2024/6901, K. 2025/3694, 15 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama