KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2024/7191 E., 2025/3865 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Nisan 2025
- Mahkemesi
- Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/1346 E., 2024/1621 K.
- Dava türü
- Boşanma
- İlk derece mahkemesi
- Sandıklı 1. Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/598 E., 2023/936 K.
Karar Metni
305 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı erkek vekili tarafından kadın lehine hükmedilen tazminatların, tedbir ve yoksulluk nafakalarının miktarı yönünden olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı erkeğin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Davacı kadın, dava dilekçesinde, davalı erkekten 10.000,00 TL manevî tazminat istemekle talebini bu miktarla sınırlamıştır. Manevî zararın, manevî tazminat adı altında bir miktar paraya hükmedilmesi ile giderilmesi amaçlanmaktadır. (TMK.174/2) Manevî tazminat isteği, niteliği itibarıyla tektir ve bölünemez; bölümler halinde istenemez. Başlangıçta talep edilen manevi tazminat miktarı, ıslahla da olsa artırılamaz. Bu bakımdan davacı kadının 09.05.2023 tarihli ıslah dilekçesi ile manevî tazminat miktarını artırmış olması geçerli kabul edilemez. Bu duruma göre hakim, başlangıçtaki taleple bağlıdır. Talepten fazlaya hükmolunamaz (HMK.md.26). Bu yön gözetilmeden talepten fazla manevi tazminata hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2024/7191, K. 2025/3865, 17 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama