KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2024/7254 E., 2025/3732 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Nisan 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 28. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/1369 E., 2024/1012 K.
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma
- İlk derece mahkemesi
- Kırıkkale 1. Aile Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/535 E., 2023/36 K.
Karar Metni
446 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı-davacı erkek vekili tarafından asıl davanın kabulü, karşı davanın reddi yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Taraflarca karşılıklı açılan boşanma davasının yapılan yargılamasında İlk Derece Mahkemesince erkeğin ağır kusurlu olduğundan bahisle her iki davanın da kabulüne, tarafların boşanmalarına ve boşanmanın fer'îlerine hükmedilmiş, hüküm davacı-davalı kadın tarafından; erkeğin davasının kabulü, kusur belirlemesi, tazminatların ve nafakaların miktarları, davalı-davacı erkek tarafından; kadının davasının kabulü, kusur belirlemesi,
tazminatlar ve nafakalar yönünden istinaf edilmekle Bölge Adliye Mahkemesince kadının istinaf itirazının kabulüne, erkeğin tam kusurlu olması nedeniyle erkeğin davasının reddine ve iştirak nafakası ile kadın yararına hükmedilen tazminatların miktarlarının arttırılmasına karar verilmiştir. Karar her iki dava ve fer'îler yönünden davalı-davacı erkek tarafından temyiz edilmiştir. Yapılan yargılama ve toplanan delillerden.
Bölge Adliye Mahkemesince yapılan istinaf incelemesinde, İlk Derece Mahkemesince kadına izafe edilen " eşinin ailesini evde istemedi, geldiklerinde soğuk ve ters davrandığı" kusurunun kaldırıldığı ve erkeğin evlilik birliğini sona erdiren olaylarda tamamen kusurlu olduğunun belirlendiği anlaşılmıştır.
Her ne kadar Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın gerekçesinde davalı-davacı tanığı Halil İ.T. nin beyanlarının sebep ve saiki açıklanmayan, inandırıcı olmaktan uzak, yer ve zaman belirtmeyen sübjektif değerlendirmeler içerdiği ve tanığın mahkemeye sunduğu 21.10.2022 tarihli dilekçesinde de davalı-davacıyı kırmak istemediği için tanıklık yaptığı ve yaptığı tanıklığı geri çektiği belirtilmekte ise de tanığın dilekçesinde "gerçeğe aykırı" olarak beyanda bulunduğuna dair herhangi bir ibare olmadığı gibi tanığın beyanını hükümden düşürecek gerçeğe aykırı tanıklık ettiğine dair bir tespit veya yalan tanıklıktan kesinleşmiş bir mahkumiyeti de
bulunmamaktadır. Tanığın beyanı ile kadının eşinin ailesini evde istememesi, geldiklerinde soğuk ve ters davranması kusuru ispat edilmiş olup tanık beyanlarının; sebep ve saiki açıklanmayan, inandırıcı olmaktan uzak, yer ve zaman belirtmeyen sübjektif değerlendirmeler olarak kabulü doğru olmadığı gibi 21.10.2022 tarihli dilekçesinden bahisle bu tanığın beyanına itibar edilmemesi de doğru görülmemiştir. Bu hale göre erkek dava açmakta haklıdır.
Erkeğin davasının kabulü koşulları gerçekleşmiştir. Erkeğin boşanma davasının da kabulü gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2024/7254, K. 2025/3732, 15 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama