KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2024/7394 E., 2025/9068 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Ekim 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/1638 E., 2024/134 K.
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma
- İlk derece mahkemesi
- İstanbul 16. Aile Mahkemesi
- Sayısı
- 2019/594 E., 2021/826 K.
Karar Metni
418 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı kadın vekili tarafından duruşma istemli olarak reddedilen boşanma davası, fer'îleri ve reddedilen ziynet alacağı davası yönünden; davalı-karşı davacı erkek vekili tarafından ise reddedilen boşanma davası ve fer'îleri yönünden temyiz edilmiş olup kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 21.10.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde duruşmalı temyiz eden davacı-karşı davalı ... vekili gelmedi. Karşı taraf temyiz eden davalı-karşı davacı ... ile vekili Avukat ... geldi. Gelenin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen günde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre taraf vekillerinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Yapılan soruşturma ve toplanan delillerle, davacı karşı davalı kadının eşine hakaret ettiği, davalı karşı davacı erkeğin ise, eşine karşı küçük düşürücü söz ve davranışlarda bulunduğu ve birlik görevlerini ihmal ettiği anlaşılmaktadır. Bu halde taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamına imkân vermeyecek nitelikte bir geçimsizlik mevcut ve sabittir. Olayların akışı karşısında taraflar dava açmakta haklıdır. Bu şartlar altında eşleri birlikte yaşamaya zorlamanın artık kanunen mümkün görülmemesine göre, asıl ve karşı davanın 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 166/1-2. maddesi uyarınca kabulü ile boşanmaya karar verilecek yerde, yetersiz gerekçe ile davaların reddi doğru bulunmamıştır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2024/7394, K. 2025/9068, 21 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama