KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2024/7491 E., 2025/4091 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Nisan 2025
- Mahkemesi
- Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/1139 E., 2024/1116 K.
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma
- İlk derece mahkemesi
- Kayseri 5. Aile Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/800 E., 2024/271 K.
Karar Metni
395 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı erkek vekili tarafından asıl davanın reddi, birleşen davanın kabulü, kusur tespiti, velayet, ortak çocuklar lehine iştirak nafakası, kadın lehine tedbir, yoksulluk nafakası, maddi ve manevi tazminata hükmedilmesi ve miktarları yönünden; davalı-davacı kadın vekili tarafından ise lehine hükmedilen yoksulluk nafakası, maddi ve manevi tazminat miktarları ile vekalet ücreti yönünden temyiz edilmekle;
kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı-davacı kadın vekilinin tüm, davacı-davalı erkek vekilinin aşağıdaki paragraf kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 175 inci maddesine göre boşanan eş yararına yoksulluk nafakasına hükmedebilmek için, nafaka talep eden eşin boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek olması gerekir. İlk Derece Mahkemesi tarafından kadın yararına yoksulluk nafakasına hükmedilmiş ise de; toplanan delillerden kadının Organize Sanayi Bölgesinde fabrikada terzi olarak çalıştığı, erkeğin ise. Organize Sanayi Bölgesinde kaynakçı olarak çalıştığı anlaşılmaktadır.
Gerçekleşen bu durum karşısında kadının kendisini yoksulluktan kurtaracak düzeyde sürekli ve düzenli gelirinin bulunduğu, davacı-davalı erkek ile davalı-davacı kadının gelirlerinin birbirine denk olduğu anlaşılmaktadır. 4721 sayılı Kanun'un 175 inci maddesinde aranan koşullar somut olayda kadın yararına gerçekleşmemiştir. Hal böyle olunca kadının yoksulluk nafakası isteminin reddi gerekirken yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2024/7491, K. 2025/4091, 21 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama