KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2024/7510 E., 2025/4456 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Nisan 2025
- Mahkemesi
- Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/1155 E., 2024/1185 K.
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma
- İlk derece mahkemesi
- Kayseri 7. Aile Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/836 E., 2024/238 K.
Karar Metni
309 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı karşı davalı kadın vekili tarafından tazminat miktarı yönünden; davalı karşı davacı erkek vekili tarafından ise her iki dava ve fer'îleri yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı karşı davalı kadın vekilinin tüm, davalı karşı davacı erkek vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Boşanma davalarında, manevi tazminata (TMK md. 174/2) hükmedebilmek için tazminat talep edenin az kusurlu veya kusursuz olması yanında, ayrıca boşanmaya sebep olan eylemlerin kişilik haklarına saldırı niteliğinde bulunması gerekmektedir. Her ne kadar Mahkemece erkeğin kusurlu davranışlarının kadının kişilik haklarına saldırı teşkil ettiği gerekçesiyle manevi tazminata hükmedilmiş ise de; Mahkemece kabul edilen ve gerçekleşen eylemlerin kadının kişilik haklarına saldırı niteliği taşımadığı değerlendirilmekle, koşulları oluşmadığı halde davacı karşı davalı kadın yararına manevi tazminata (TMK md. 174/2) hükmedilmesi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2024/7510, K. 2025/4456, 30 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama