KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2024/7539 E., 2025/4134 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Nisan 2025
- Mahkemesi
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/2339 E., 2024/642 K.
- Dava türü
- Boşanma
- İlk derece mahkemesi
- Çeşme Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Sayısı
- 2019/21 E., 2021/317 K.
Karar Metni
330 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın vekili tarafından katılma yoluyla tazminatların ve nafakaların miktarları yönünden; davalı erkek vekili tarafından ise kusur belirlemesi, nafaka ve tazminatlar yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, delillerin takdirinde hata görülmemesine göre davalı erkek vekilinin tüm, davacı kadın vekilinin aşağıdaki paragraf kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur dereceleri, paranın alım gücü, kişilik haklarına yapılan saldırı ile ihlâl edilen mevcut ve beklenen menfaat dikkate alındığında davacı kadın yararına takdir edilen maddî ve manevi tazminat azdır. 4721 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile 6098 sayılı Kanun'un 50 nci ve 51 inci maddesi hükümleri dikkate alınarak daha uygun miktarda maddî ve manevi tazminat takdiri gerekir. Bu yönler gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerekmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2024/7539, K. 2025/4134, 22 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama