KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2024/7770 E., 2025/3990 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Nisan 2025
- Mahkemesi
- Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/1661 E., 2024/852 K.
- Dava türü
- Boşanma
- İlk derece mahkemesi
- Malatya 4. Aile Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/154 E., 2022/808 K.
Karar Metni
355 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı erkek vekili tarafından hükmün tamamı yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle davalı-davacı kadının terk hukuki sebebine dayalı boşanma davasının bulunmadığından erkeğe yüklenen "evi terk ettiği" kusurunun yüklenemeyeceği, kadının açtığı birleşen davadan sonra ortak çocuğun doğduğu göz önüne alındığında, dava tarihinden sonra gerçekleşen "çocuğun doğumunda kadının yanında olmadığı,
doğumdan sonra kadın ve çocukla ilgilenmediği" kusurunun yüklenemeyeceği, ancak Mahkemece kabul edilen ve gerçekleşen diğer kusurlu davranışlara göre yine de erkeğin boşanmaya sebebiyet veren olaylarda tam kusurlu olduğunun anlaşılmasına göre usul ve kanuna uygun olup davacı-davalı erkek vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur dereceleri, paranın alım gücü, kişilik haklarına yapılan saldırı dikkate alındığında davalı-davacı kadın yararına takdir edilen manevî tazminat fazladır. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 4 üncü maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 50 nci ve 51 inci maddesi hükümleri dikkate alınarak daha uygun miktarda manevî tazminat takdiri gerekir. Bu yönler gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerekmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2024/7770, K. 2025/3990, 21 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama