KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2024/7807 E., 2025/4137 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Nisan 2025
- Mahkemesi
- Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/703 E., 2024/1193 K.
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma
- İlk derece mahkemesi
- Gebze 5. Aile Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/250 E., 2022/884 K.
Karar Metni
501 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davalı karşı davacı kadın vekili tarafından erkeğin davasının kabulü, kusur belirlemesi, aleyhine hükmedilen manevi tazminat, velayet, tazminat taleplerinin reddi yönünden; davacı karşı davalı erkek vekili tarafından katılma yolu ile; kadının davasının kabulü, kusur belirlemesi, manevi tazminat miktarı, tedbir nafakası, kişisel ilişki yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve delillerin takdirinde hata görülmemesine göre davalı karşı davacı kadın vekilinin tüm, davacı karşı davalı erkek vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Taraflarca karşılıklı açılan boşanma davalarının yapılan yargılaması sonunda İlk Derece Mahkemesince her iki davanın kabulü ile tarafların boşanmalarına, ortak çocukların velayetlerinin babaya verilmesine, anne ile çocuklar arasında yatılı kişisel ilişki kurulmasına ve boşanmanın fer'îlerine karar verilmiştir. Kararın taraflarca istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince erkek yararına hükmedilen manevi tazminatın arttırılmasına, kadın yararına hükmolunan yoksulluk nafakasının reddine, erkeğin sair, kadının tüm istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı her iki taraf vekilince yukarıda gösterilen sebeplerle temyiz edilmiştir.
Kişisel ilişki düzenlenirken gözönünde bulundurulması gereken temel ilke, “Çocuğun üstün yararı"dır (Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına Dair Sözleşme m.3; Çocuk Haklarının Kullanılmasına ilişkin Avrupa Sözleşmesi m.l; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) m. 339/1, 343/1, 346/1; Çocuk Koruma Kanunu m.4/b). Çocuğun üstün yararı belirlenirken onun bedensel, zihinsel, ruhsal, ahlaki ve toplumsal gelişiminin sağlanması amacının gözetilmesi gereklidir. Ana ve babanın yararları, ahlaki değer yargıları, sosyal konumları gibi durumları çocuğun üstün yararını etkilemediği ölçüde göz önünde tutulur.
İlk Derece Mahkemesince alınan sosyal inceleme raporlarında çocuklar uzmana anneleri ile ilgili olumsuz beyanlarda bulunmuşlar ve anneleri ile görüşmek istemediklerini söylemişlerdir. Uzman da anne ile çocuklar arasında ilk aşamada asgari düzeyde kişisel ilişki kurulmasının çocuklar için uygun olduğunu raporlamıştır. Sosyal inceleme raporları ve toplanan delillerle kadına yüklenen ve çocukları da ilgilendiren kusurlu davranışlar dikkate alındığında anne ile çocuklar arasında asgari düzeyde kişisel ilişki kurulması gerekirken uzun süreli kişisel ilişki kurulması çocukların üstün yararına uygun olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2024/7807, K. 2025/4137, 22 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama