KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2024/8464 E., 2025/4372 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Nisan 2025
- Mahkemesi
- Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/1591 E., 2024/1567 K.
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma
- İlk derece mahkemesi
- Kayseri 6. Aile Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/515 E., 2024/474 K.
Karar Metni
451 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı kadın vekili tarafından erkeğin davasının kabulü, kusur belirlemesi ve tazminat miktarları; davalı-davacı erkek vekili tarafından ise kusur belirlemesi, kadın lehine hükmedilen tazminatlar ve nafakalar, velayet, tedbir ile iştirak nafakaları yönünden temyiz edilmekle kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı- davalı kadının tüm, davalı- davacı erkek vekilinin aşağıdaki paragraf kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.İlk Derece Mahkemesince davacı-davalı kadının boşanma sonucu yoksulluğa düşeceği gerekçesiyle kadın yararına yoksulluk nafakası takdir edilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince de kadın yararına nafaka takdirinde ve miktarında bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Yoksulluk nafakasına hükmedilebilmesi için nafaka talep edenin boşanma yüzünden yoksulluğa düşeceğinin belirlenmesi gerekir. İlk Derece Mahkemesince yaptırılan sosyal ve ekonomik durum araştırması tutanaklarında erkeğin Türk Telekom bünyesinde tekniker olarak çalıştığı, buna karşılık kadının ev hanımı olduğu belirtilmişken, 29.12.2023 tarihli tutanakta kadının çağrı merkezinde yarım gün çalıştığı ifade edilmiştir.
Davalı-davacı erkek, son duruşmada kadının kendi iş yerini açtığını iddia etmiş, kadın ise iş yeri kurmak için girişimlerde bulunduğunu ancak henüz açmadığını beyan etmiştir.
O halde, yeniden usulünce tarafların sosyal ve ekonomik durumlarının SGK kayıtları, vergi kayıtları, Ticaret Sicil Kayıtları da dikkate alınarak etraflıca araştırılarak, kadının sürekli ve düzenli bir işte çalışıp çalışmadığının, çalıştığının tespit edilmesi halinde, çalışması karşılığında elde ettiği gelirin düzenli ve sürekli olup olmadığının, kendisini yoksulluktan kurtaracak düzeyde bulunup bulunmadığının belirlenerek sonuca göre kadının yoksulluk nafakası talebi hakkında karar verilmesi gerekirken, bu konuda eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve kanuna aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2024/8464, K. 2025/4372, 29 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama