KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2024/8496 E., 2024/9788 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Aralık 2024
- İncelenen kararın mahkemesi
- Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/3416 E., 2024/598 K.
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma
- İlk derece mahkemesi
- Denizli 3. Aile Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/349 E., 2022/819 K.
Karar Metni
427 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm; davacı- karşı davalı kadın vekili tarafından tazminatlar ile tedbir ve yoksulluk nafakasının miktarı yönünden; davalı- karşı davacı erkek vekili tarafından ise kadının davasının kabulü ile erkeğin karşı davasının reddi yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre davalı- karşı davacı erkeğin tüm, davacı- karşı davalı kadının sair temyiz itirazları yersizdir.
2.Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur dereceleri, paranın alım gücü, kişilik haklarına yapılan saldırı ile ihlal edilen mevcut ve beklenen menfaat dikkate alındığında, davacı- karşı davalı kadın yararına takdir edilen maddi ve manevi tazminatlar azdır. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 4 üncü maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile Türk Borçlar Kanunu’nun 50 nci ve 51 inci maddesi hükümleri dikkate alınarak, daha uygun miktarda maddi ve manevi (4721 sayılı Kanun md. 174/1-2) tazminat takdiri gerekir. Bu yönler gözetilmeden hüküm tesisi doğru bulunmamış, bozmayı gerektirmiştir.
3.Tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumlarına, nafakanın niteliğine, günün ekonomik koşullarına göre davacı- karşı davalı kadın yararına hükmolunan yoksulluk nafakası azdır. Mahkemece 4721 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesindeki hakkaniyet ilkesi de dikkate alınarak daha uygun miktarda nafakaya hükmedilmesi gerekir. Bu yön gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2024/8496, K. 2024/9788, 10 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama