KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2024/8544 E., 2025/5771 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Haziran 2025
- Mahkemesi
- Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/1218 E., 2024/1832 K.
- İlk derece mahkemesi
- Çorum 3. Aile Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/831 E., 2024/77 K.
Karar Metni
446 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın vekili tarafından kusur belirlemesi, maddî ve manevî tazminat ile yoksulluk nafakası miktarları ve çeyiz ve ev eşyası alacağı davası yönünden; davalı erkek vekili tarafından ise kusur belirlemesi ve boşanmanın fer'îleri yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda;
Dosya içeriğine göre, kadının çeyiz ve ev eşyası alacağı davası yönünden temyizine konu miktar, Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca kesinlik sınırı olarak belirlenen 378.290,00 TL’nin altında kaldığı anlaşılmakla;davacı kadın vekilinin çeyiz ve ev eşyası alacağı davası yönünden temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Taraf vekillerinin kusur belirlemesi ve boşanmanın fer'îleri yönünden gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı erkek vekilinin tüm, davacı kadın vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur dereceleri, paranın alım gücü ve ihlâl edilen mevcut ve beklenen menfaat dikkate alındığında kadın yararına takdir edilen maddî tazminat azdır. 4721 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile 6098 sayılı Kanun'un 50 nci ve 51 inci maddesi hükümleri nazara alınarak, 4721 sayılı Kanun'un 174 üncü maddesinin birinci fıkrası gereğince daha uygun miktarda maddî tazminat takdiri gerekir. Bu husus gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2024/8544, K. 2025/5771, 3 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama