KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2024/8581 E., 2025/9717 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Kasım 2025
- Mahkemesi
- Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/1306 E., 2024/1757 K.
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma
- İlk derece mahkemesi
- Antalya 2. Aile Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/477 E., 2023/160 K.
Karar Metni
416 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı-karşı davacı erkek vekili tarafından duruşma istemli olarak her iki boşanma davası ve fer'îleri yönünden; davacı-karşı davalı kadın vekili tarafından ise zinaya dayalı davanın reddi, tazminat miktarları, reddedilen yoksulluk nafakası ve çocuk için hükmedilen nafakaların miktarı yönünden temyiz edilmiş olup kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda 17.11.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde tebligatlara rağmen taraflar adına gelen olmadı. Davalı vekili Avukat ...'in mazeret bildirdiği görüldü. Usul ve yasaya uygun bulunmayan davalı-karşı davacı vekilinin mazeretinin reddine karar verildi. İşin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen günde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı-karşı davacı erkek vekilinin tüm, davacı-karşı davalı kadının aşağıdaki paragraf kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur dereceleri, paranın alım gücü, kişilik haklarına yapılan saldırı ile ihlâl edilen mevcut ve beklenen menfaat dikkate alındığında kadın yararına hükmolunan maddî ve manevî tazminat azdır. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 4 üncü maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile 174 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 50 nci ve 51 inci maddesi hükümleri nazara alınarak, daha uygun miktarda maddî ve manevî tazminat takdiri gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2024/8581, K. 2025/9717, 17 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama