KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2024/8628 E., 2025/5362 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Mayıs 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/755 E., 2024/911 K.
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 13. Aile Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/877 E., 2023/76 K.
Karar Metni
515 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı- davacı kadın vekili tarafından erkeğin davasının kabulü, kusur belirlemesi, tazminat ve nafaka miktarları ile reddedilen yoksulluk nafaka talebi yönünden; davacı- davalı erkek vekili tarafından ise katılma yoluyla kadının davasının kabulü, kusur belirlemesi, ret ve kabul edilen tazminatlar, aleyhine hükmedilen nafakalar ile velâyet yönünden temyiz edilmiş olup kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle kadına kusur olarak yüklenen “anne ve babası ile erkeğe şiddet uyguladığı” vakıası yönünden olay anında sesleri duyarak dışarı çıkan, hem ceza ve hemde boşanma davasında tanıklık yapan komşu M.’nin beyanına göre kadını ve çocukları tanığın kendi evine koyduğu dolayısıyla meydana gelen kargaşa sırasında kadının orada olmadığı,
anne ve babasının eylemine müdahale edebilmesinin beklenemeyeceği, bu nedenle bu eylemin kadına kusur olarak yüklenmesinin mümkün olmadığı; yine kadına yüklenen “sen ailenle ilgileniyorsun, bizi ikinci sırada bırakıyorsun” dediği vakıasına ise erkek tarafından dayanılmadığı, dayanılmayan vakıanın tarafa kusur olarak yüklenmesinin mümkün olmadığı;
erkeğe kusur olarak yüklenen “eşinin annesine darp” vakıasının ise kadının babasına karşı gerçekleştiği anlaşılmış olup Mahkemece belirlenen ve gerçekleşen diğer kusurlar ile birlikte değerlendirildiğinde yine de erkeğin ağır kusurlu olduğunun anlaşılmasına göre usul ve kanuna uygun olup davacı- davalı erkeğin tüm, davalı- davacı kadın vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
2.Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur dereceleri, paranın alım gücü, kişilik haklarına yapılan saldırının ağırlığı ile ihlâl edilen mevcut ve beklenen menfaat dikkate alındığında davalı- davacı kadın yararına takdir edilen maddî ve manevî tazminat azdır. 4721 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile 6098 sayılı Kanun'un 50 nci ve 51 inci maddesi hükümleri dikkate alınarak daha uygun miktarda maddî ve manevî tazminat takdiri gerekir. Bu yönler gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerekmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2024/8628, K. 2025/5362, 27 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama