KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2024/8651 E., 2025/9784 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Kasım 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/1969 E., 2024/279 K.
- Dava türü
- Yoksulluk Nafakasının Kaldırılması
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 14. Aile Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/214 E., 2023/714 K.
Karar Metni
341 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı vekili tarafından tamamı yönünden duruşma istemli olarak temyiz edilmiş olup kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 18.11.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde temyiz eden davalı ... vekili Avukat ... ile karşı taraf davacı ... ve vekili Avukat ........ geldiler. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen günde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Tarafların Ankara 1. Aile Mahkemesinin 2015/2017 esas sayılı dosyası kapsamında Türk Medeni Kanunu'nun 166/3. maddesi uyarınca boşandıkları, hükmün 08.01.2016 tarihinde kesinleştiği, boşanma protokolü kapsamında erkeğin, kadına aylık 2.000 dolar nafaka ödemesine hükmedildiği, erkek tarafından 16.11.2016 tarihinde hüküm altına alınan nafakanın kaldırılması talepli dava açıldığı, mahkemece boşanma kararından sonra tarafların ekonomik durumunda herhangi bir değişiklik olmadığı gerekçesi ile davanın reddedildiği ve bu hükmün de 11.03.2019 tarihinde kesinleştiği, eldeki yoksulluk nafakası talepli iş bu davanın 15.03.2021 tarihinde açıldığı,
eldeki dava tarihi itibari ile de tarafların boşanma hükmünün kesinleştiği tarihten sonra ekonomik durumlarında olağan dışı ve öngörülemez bir değişiklik olduğunun ispatlanamadığı, boşanma protokolü kapsamında kadın yararına hüküm altına alınan yabancı paranın dava tarihi itibari ile değerinin artmasının da tek başına davanın kabulüne dayanak oluşturmayacağı nazara alınmadan, davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmayıp kararın bozulmasını gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2024/8651, K. 2025/9784, 18 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama