KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2024/8751 E., 2025/6608 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Haziran 2025
- Mahkemesi
- Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/1607 E., 2024/1601 K.
- İlk derece mahkemesi
- Sivas 2. Aile Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/530 E., 2024/509 K.
Karar Metni
384 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı- davalı erkek vekili tarafından kusur belirlemesi, kadın lehine kabul edilen tazminatlar ve miktarları yönünden; davalı-davacı kadın vekili tarafından ise kusur belirlemesi, tazminat miktarları, tazminatlarda faize hükmedilmemesi, tedbir nafakası miktarı ve kaldırılması, yoksulluk nafakasının reddine yönelik temyiz edilmiş olup, kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre erkek vekilinin tüm, kadın vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir .
2.Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur dereceleri, paranın alım gücü ile ihlâl edilen mevcut ve beklenen menfaat dikkate alındığında davacı kadın yararına takdir edilen maddî tazminat azdır. 4721 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile 6098 sayılı Kanun'un 50 nci ve 51 inci maddesi hükümleri dikkate alınarak daha uygun miktarda maddî tazminat takdiri gerekir. Bu yönler gözetilmeden hüküm tesisi doğru bulunmamıştır.
3.Davalı- davacı kadın vekilinin asıl davada cevap ve birleşen dava dilekçesinde maddî ve manevî tazminata faiz talebi bulunmaktadır. İlk Derece Mahkemesi tarafından kadın yararına maddî ve manevî tazminata hükmedilmiş ise de kadının tazminatlara faiz hükmedilmesine yönelik talebi hakkında olumlu veya olumsuz bir hüküm kurulmamıştır. Hal böyle iken kadının tazminatlara faiz talebi hakkında olumlu-olumsuz hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2024/8751, K. 2025/6608, 26 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama