KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2024/8793 E., 2025/4937 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Mayıs 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 38. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/1628 E., 2024/867 K.
- İlk derece mahkemesi
- Edirne 1. Aile Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/610 E., 2022/269 K.
Karar Metni
424 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı kadın vekili tarafından tamamı yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı kadın vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Taraflar arasında görülen boşanma davasının yapılan yargılaması sonucunda İlk Derece Mahkemesince boşanmaya sebebiyet veren olaylarda tarafların eşit kusurlu oldukları kabul edilerek davanın kabulü ile tarafların boşanmalarına ve boşanmanın fer'îlerine karar verilmiş, verilen karara karşı davalı kadın vekilince yapılan istinaf başvurusu ise Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddedilmiştir.
Yapılan yargılama ve toplanan delillerden tarafların Mahkemece kabul edilen ve gerçekleşen kusurlu davranışlarının yanında davacı erkeğin ayrıca "kadını tehdit ederek evden kovduğu", bu vakıanın da erkeğe kusur olarak yüklenmesi gerektiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda tarafların kabul edilen ve gerçekleşen diğer kusurlu davranışları da değerlendirildiğinde boşanmaya sebebiyet veren olaylarda erkeğin kadına nazaran daha ağır kusurlu olduğunun kabulü gerekirken hatalı değerlendirme sonucu tarafların eşit kusurlu olduğunun kabulü doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
3.Yukarıda (2) numaralı paragrafta açıklandığı üzere; boşanmaya sebebiyet veren olaylarda davacı erkek davalı kadına nazaran daha ağır kusurlu olup somut olayda davalı kadın yararına 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 174 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkrası koşulları oluşmuştur. O halde Mahkemece tarafların ekonomik ve sosyal durumları, kusurun ağırlığı ve hakkaniyet kuralları gözetilerek kadın yararına uygun miktarlarda maddi ve manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken hatalı kusur belirlemesi sonucu yazılı şekilde isteğin reddi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2024/8793, K. 2025/4937, 12 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama