KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2024/8897 E., 2025/5151 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Mayıs 2025
- Mahkemesi
- Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/1412 E., 2024/1402 K.
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma - Ziynet Alacağı
- İlk derece mahkemesi
- Develi 2. Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/305 E., 2024/30 K.
Karar Metni
523 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı karşı davalı erkek vekili tarafından kadının davasının kabulü, kusur belirlemesi, aleyhine hükmedilen tazminatlar, tazminat taleplerinin reddi, yoksulluk nafakası, ziynet alacağının kabulü yönünden, davalı karşı davacı kadın vekili tarafından erkeğin davasının kabulü, kusur belirlemesi, tazminat miktarları, yoksulluk nafakasının miktarı, ziynetlerin tahsil tarihindeki bedeline hükmedilmesi gerektiği yönünden temyiz edilmekle;
kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı karşı davacı kadın vekilinin tüm, davacı karşı davalı erkek vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 174 üncü maddesinin ikinci fıkrasında, boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan tarafın kusurlu olan diğer taraftan manevi tazminat isteyebileceği düzenlemesi yer almaktadır. Davacı karşı davalı erkeğe yüklenen kusurlu davranışlar kadının kişilik haklarına saldırı teşkil etmemektedir. Bu itibarla, kadının manevî tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde kabulü doğru bulunmamış, bozmayı gerektirmiştir.
3. Davalı karşı davacı kadının ziynet alacağı davası İlk Derece Mahkemesince reddedilmiş, İlk Derece Mahkemesi kararı davacı karşı davalı erkek vekili tarafından kadının boşanma davasının kabulü, kusur belirlemesi, maddi tazminat ve tazminat taleplerinin reddi yönünden, davalı karşı davacı kadın vekili tarafından katılma yolu ile erkeğin boşanma davasının kabulü, kusur belirlemesi, yoksulluk nafakasının reddi, manevi tazminat talebinin reddi, maddi tazminatın miktarı ve ziynet alacağı davasının reddi yönünden istinaf edilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince kadının ziynet alacağı davasının reddine yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesinin buna ilişkin kararının kaldırılmasına, ziynet alacağı davasının kabulüne karar verilmiştir.
Katılma yoluyla istinaf, asıl istinaf talebine sıkı sıkıya bağlıdır. Ziynet alacağı davası, boşanma davasının fer'îsi olmayıp, bağımsız bir davadır. Davacı karşı davalı erkek vekili ziynet alacağı davası yönünden hükmü istinaf etmediğine göre, bu dava yönünden davalı karşı davacı kadın vekilinin katılma yoluyla istinaf hakkı bulunmamaktadır. Bu sebeple, Bölge Adliye Mahkemesince davalı karşı davacı kadın vekilinin ziynet alacağı davasına yönelik katılma yolu ile istinaf dilekçesinin reddine karar vermek gerekirken kabulü ve bu yönden esasa girilerek davalı karşı davacı kadının ziynet alacağı davasının kabulüne karar verilmesi hatalı olup hükmün bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2024/8897, K. 2025/5151, 15 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama