KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2024/8913 E., 2025/5157 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Mayıs 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 38. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/1576 E., 2024/621 K.
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma
- İlk derece mahkemesi
- Bakırköy 10. Aile Mahkemesi
- Sayısı
- 2019/434 E., 2021/524 K.
Karar Metni
379 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı karşı davacı erkek vekili tarafından kusur belirlemesi, aleyhine hükmedilen tazminatlar, yoksulluk nafakası, tazminat ve yoksulluk nafakası taleplerinin reddi yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davalı karşı davacı erkek vekilinin aşağıdaki paragraf kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Yoksulluk nafakasına hükmedilebilmesi için nafaka talep edenin boşanma yüzünden yoksulluğa düşeceğinin belirlenmesi gerekir. İlk Derece Mahkemesince davacı karşı davalı kadının yoksulluk nafakası talebinin reddine karar verilmiş, kararın her iki taraf vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince yoksulluk nafakasının yasal koşulları oluştuğu gerekçesi ile davacı karşı davalı kadın yararına aylık 1.000,00 TL yoksulluk nafakasına hükmedilmiştir.
Dosyanın yapılan incelemesinde davalı karşı davacı erkeğin dava dilekçesinde kadının 2005 yılından beri emekli aylığı aldığını, ayrıca yurt dışında hasta baktığını iddia ettiği, yine erkek tanığı ...`in kadının ...'s adlı şirkette müdürlük yaptığını beyan ettiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda davacı karşı davalı kadının ekonomik ve sosyal durumunun araştırılarak, sigortalı olarak çalışıp çalışmadığı, sürekli ve düzenli gelirinin bulunup bulunmadığı, ülkemizde veya ABD`de emekli maaşı alıp almadığı, varsa elde ettiği gelirin kendisini yoksulluktan kurtaracak düzeyde bulunup bulunmadığı belirlenerek gerçekleşecek sonucuna göre yoksulluk nafakası talebi hakkında bir karar verilmesi gerekirken; bu konuda eksik incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2024/8913, K. 2025/5157, 15 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama