İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /2. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 2. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2024/892 K.2024/8222

Taraflar arasındaki karşılıklı boşanma davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın kabulüne, karşı davanın ise reddine karar verilmiştir.

Esas2024/892Karar2024/8222Tarih4 Kasım 2024Okuma7 dk · 1.432 kelime

KÜNYE

2. Hukuk Dairesi 2024/892 E., 2024/8222 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
4 Kasım 2024
İncelenen kararın mahkemesi
Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
Sayısı
2022/1616 E., 2023/1753 K.
Karar
Esastan ret
İlk derece mahkemesi
Bolu 1. Aile Mahkemesi
Sayısı
2020/330 E., 2022/333 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.432 kelime·7 dk okuma·12 bölüm

Taraflar arasındaki karşılıklı boşanma davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın kabulüne, karşı davanın ise reddine karar verilmiştir.

Kararın davalı karşı davacı erkek vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı- karşı davacı erkek vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı-karşı davalı vekili dava ve karşı davaya cevap dilekçesinde; tarafların 2000 yılından beri evli olduklarını, bu evlilikten iki ortak çocuklarının bulunduğunu, tarafların aralarında son 5 yıllık süreçte anlaşmazlıkların başladığını ve artarak devam ettiğini, erkeğin üzerine düşen sorumlulukları yerine getirmediğini, alkol kullanarak başka kadınlarla ilişki içerisinde olduğunu, erkeğin kendisini aldattığını öğrendiğini beyan ederek sadakat yükümlülüğünü ihlal etmek suretiyle 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun ( 4721 sayılı Kanun) 161 inci maddesi uyarınca tarafların boşanmalarına karar verilmesini,

tarafların özel boşanma nedenlerinden olan zina hukuki nedenine dayalı olarak boşanmalarının mümkün olmadığı takdirde 4721 sayılı Kanun'un 166 ncı maddesinin birinci ve ikinci fıkraları gereğince evlilik birliğinin temelden sarsılması hukuki nedenine dayalı olarak boşanmalarına karar verilmesini, ortak çocuklardan ... ve ...'ın velâyetlerinin anneye bırakılmasına,

... lehine karar ile birlikte yoksulluk nafakasına dönüşmek üzere aylık 1.000,00 TL tedbir nafakasına hükmedilmesini, ortak çocuklar ... ve ... için karar ile birlikte iştirak nafakasına çevrilmek üzere ayrı ayrı 800,00'er TL tedbir nafakasına hükmedilmesini, kusurlu olan erkek eş aleyhine 40.000,00 TL maddî 100.000,00 TL manevî tazminata hükmedilmesini,

davalı adına kayıtlı araçların ve taşınmazların Uyap sistemi üzerinden sorgulanarak tespiti ile araç ve taşınmaz tespit edilmesi halinde iş bu tespit edilen araç ve taşınmazlar üzerine ailenin ekonomik birliğinin korunması açısından ve elden çıkarılması ihtimaline binaen ihtiyati tedbir konulmasını, yargılama giderlerinin ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP

Davalı- karşı davacı vekili karşı dava ve karşı davaya cevaba cevap dilekçesinde; açılan davayı kabul etmediklerini, tarafların 2001 tarihinde evlendiklerini, boşanma hususunda zina nedenine dayanıldığını ancak bunu kabul etmediklerini, davanın tüm yönlerinye reddini talep ettiklerini, karşı davaya yönelik dilekçesinde ise; kadının evlilik birliğinin kendisine yüklediği sorumlulukları yerine getirmediğini;

çoğu zaman temizlik, yemek gibi ev işlerini yapmadığını, erkeğin ailesinin evlerine gelip gitmesini istemediğini, ortak konutun kapısının kilidini değiştirerek erkeğin eve girmesini engellediğini, kadının sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiğini, asıl davanın reddine karar verilerek karşı davanın kabulü ile 4721 sayılı Kanun'un 166 ncı maddesinin birinci ve ikinci fıkraları gereğince evlilik birliğinin temelden sarsılması hukuki nedenine dayalı olarak boşanmalarına karar verilmesini, ortak çocuklardan ... ve ...'ın velâyetlerinin babaya bırakılmasını, erkek lehine yoksulluk nafakasına hükmedilmesini,

ortak çocuklar lehine tedbir ve iştirak nafakasına hükmedilmesini, erkek lehine 50.000,00 TL maddî , 100.000,00 TL manevî tazminata hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, gerek tanık anlatımları gerekse otel kaydı kapsamında kadının zina iddiasını ispat ettiği, zira tanık anlatımları kapsamında erkeğin dava dışı Hatice ile birlikte olduklarının otel kaydı kapsamında aynı gece otel odasında birlikte kaldıklarının sabit olduğu, bu kapsamda davacı- karşı davalının zina hukuku nedenine dayalı davasının kabulüne karar verilmiş olup, davanın terditli dava olması, asli talebin zina nedenli boşanma olması karşısında genel boşanma sebebinin şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediğinin tartışılmasına yer olmadığına, karşı dava yönünden ise;

erkeğin tanıklarından ... ve ... her ne kadar davacı- karşı davalıyı dava tarihinden önce tanımadıkları başka bir erkek ile kol kola yürürken gördüklerini beyan etmiş olsalar da; davalı ile çok uzun zamandır ( 10 yılı aşkın ) arkadaş oldukları, olay sonrası davalıya bu durumu anlatmamalarının hayatın olağan akışına uygun olmadığı, özellikle davalı -karşı davacının benzer şekilde kadını başka bir erkekle birlikte görüp peşinden koştuğunu ancak yakalayamadığını anlatmasına rağmen kadını başka bir erkekle birlike gördüklerine ilişkin olayı anlatmamalarının hayatın olağan akışına, aralarındaki arkadaşlık ilişkilerine uygun olmadığı,

yine tanıkların anlattıkları olayı birlikte oldukları sırada gördüklerini beyan etmelerine rağmen ...'ın 2 yıl kadar önce ( dinlendiği tarih 10.03.2022 ), ...'ın boşanma davasından ( 28.09.2020 )1 yıl önce gördüklerine yönelik beyanları kapsamında tarihler arasında çelişki olması ve bu yönüyle tanık beyanlarının kendi içinde farklı olduğu gözetilerek tanık beyanlarına itibar edilmeyerek karşı davanın reddine karar verildiği gerekçesi ile 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun ( 4721 sayılı Kanun) 161 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca açılan asıl davanın kabulüne, karşı davanın reddine,

tarafların ortak çocukları ... ve ...'ın yargılama sırasında reşit olduğu gözetilerek tarafların velâyete ve iştirak nafakasına yönelik talepleri hakkında karar verilmesine yer olmadığına, 28.09.2021 tarihli ön inceleme tensip tutanağı ile hükmedilen tedbir nafakalarının; ortak çocuk ...'ın reşit olduğu 28.10.2020 tarihi ile ...'ın reşit olduğu 30.04.2022 tarihi itibariyle kaldırılmasına, 28.09.2022 tarihli ön inceleme tensip tutanağı ile kadın lehine hükmedilen 400,00 TL tedbir nafakasının iş bu karar tarihi itibariyle 600,00 TL artırılarak 1.000,00 TL'ye çıkartılmasına,

kararın kesinleşme tarihinden itibaren geçerli olmak üzere kadın için aylık 1.000,00 TL yoksulluk nafakasının her ay ...'dan alınarak ...'a ödenmesine, kadın lehine 40.000,00 TL maddî ve 40.000,00 TL manevî tazminata hükmedilmesine, erkeğin maddî ve manevî tazminat talepleri ile tedbir ve yoksulluk nafakalarına yönelik taleplerinin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı- karşı davacı erkek vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davalı- karşı davacı erkek vekili istinaf dilekçesinde özetle.

Mahkemece tanıklarının anlatımlarına itibar edilmediğini, ortak çocukların tanıklıklarında objektif davranış sergileyemediklerini, erkeğe karşı cephe aldıklarını ve ağız birliği edermişçesine babaları aleyhine tanıklık ettiklerini, bu hususun Mahkemece değerlendirilmeyip ortak çocukların beyanlarına itibar edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, SED raporunun içeriğini kabul etmediklerini, ayrıca raporun müvekkilinin gelirine yönelik tespitine de katılmadıklarını, usule uygun olarak hazırlanmayan SED raporu içeriğine göre hüküm altına alınan tedbir nafakası, maddî ve manevî tazminat miktarlarının hakkaniyete uygun olmadığını,

yerel Mahkeme tarafından hüküm kısmında yeterince tartışılmadan ve gerekçelerine değinilmeden belirlenen miktarları kabul etmediklerini, bu nedenlerle yerel Mahkeme kararının kaldırılmasını, asıl davanın reddini, karşı davanın talepleri doğrultusunda kabulünü talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; toplanan deliller, tanık beyanları dikkate alındığında, tespit edilen boşanmaya ilişkin vakalar ile kusur derecelerinin doğru tespit edildiği, boşanmaya neden olan olaylarda, erkek eşin tam kusurlu olduğu, kadına atfedilecek bir kusurun ispatlanamadığı, bu sebeple asıl davanın kabulünün, karşı davanın reddinin yerinde olduğunu, kadın lehine takdir edilen yoksulluk nafakası, maddî ve manevî tazminat miktarlarının yerinde olduğu gerekçesi ile istinaf başvurusunun tüm yönlerden esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı- karşı davacı erkek vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı- karşı davacı erkek vekili temyiz dilekçesinde özetle.

Mahkemece tanıklarının anlatımlarına itibar edilmediğini, ortak çocukların tanıklıklarında objektif davranış sergileyemediklerini, erkeğe karşı cephe aldıklarını ve ağız birliği edermişçesine babaları aleyhine tanıklık ettiklerini, bu hususun Mahkemece değerlendirilmeyip ortak çocukların beyanlarına itibar edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, SED raporunun içeriğini kabul etmediklerini, ayrıca raporun müvekkilinin gelirine yönelik tespitine de katılmadıklarını, usule uygun olarak hazırlanmayan SED raporu içeriğine göre hüküm altına alınan tedbir nafakası, maddî ve manevî tazminat miktarlarının hakkaniyete uygun olmadığını,

yerel Mahkeme tarafından hüküm kısmında yeterince tartışılmadan ve gerekçelerine değinilmeden belirlenen miktarları kabul etmediklerini, bu nedenlerle yerel Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacı- karşı davalı kadın tarafından açılan davada erkeğin zinasının mevcut olup olmadığı, davacı karşı davalı kadının davasının kabulü ile lehine hükmedilen nafaka, maddî ve manevî tazminatların yerinde olup olmadığı, yerinde olması halinde miktarlarının hakkaniyete uygun olup olmadığı, davalı -karşı davacının davasının reddi ile nafaka ve tazminat taleplerinin reddine karar verilmesinin yerinde olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri; 4721 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesi, 6 ıncı maddesi, 161 inci maddesinin birinci fıkrası, 166 ncı maddesinin birinci ve ikinci fıkrası, 174 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkrası, ve 175 inci maddesi; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 50 ve 51 inci maddeleri.

3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı-karşı davacı erkek vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

04.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2024/892, K. 2024/8222, 4 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. İstinaf Sebepleri
  9. C. Gerekçe ve Sonuç
  10. V. Temyiz
  11. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  12. B. Temyiz Sebepleri
  13. C. Gerekçe
  14. VI. Karar
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
2. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/892
Karar No
2024/8222
Tarih
4 Kasım 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2024/893 K.2024/8220
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2024/895 K.2024/8225
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2024/897 K.2024/8202
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2024/899 K.2024/12812
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2024/899 K.2024/8866
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2024/900 K.2024/8754

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.