KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2024/9061 E., 2025/5341 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Mayıs 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/1035 E., 2024/1236 K.
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma
- İlk derece mahkemesi
- Ankara Batı 8. Aile Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/854 E., 2023/289 K.
Karar Metni
465 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı kadın vekili tarafından kusur belirlemesi maddî ve manevî tazminat ile nafaka miktarları yönünden, davalı-davacı erkek tarafından ise kabul edilen kadının davası, kusur tespiti, maddî ve manevî tazminat ile nafakalar, kendi taleplerinin reddi yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle erkeğin Mahkemece belirlenen ve gerçekleşen kusurlu davranışları yanında dinlenen tanıklar ve toplanan delillerden sadakat yükümlülüğüne aykırı davranışlarının bulunduğunun da anlaşıldığı belirlenmekle erkeğe sadakatsizlik vakıasının da kusur olarak yüklenmesi gerektiğinin,
evlilik birliğini sona erdiren olaylarda yine de erkeğin kadına nazaran daha ağır kusurlu olduğunun anlaşılmasına göre; davalı-davacı erkeğin tüm, davacı-davalı kadının aşağıdaki bentler kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2.Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur dereceleri, paranın alım gücü, kişilik haklarına yapılan saldırı ile ile ihlâl edilen mevcut ve beklenen menfaat dikkate alındığında davacı-davalı kadın yararına takdir edilen maddî ve manevi tazminat azdır. 4721 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile 6098 sayılı Kanun'un 50 nci ve 51 inci maddesi hükümleri dikkate alınarak daha uygun miktarda maddî ve manevi tazminat takdiri gerekir. Bu yönler gözetilmeden hüküm tesisi doğru bulunmamıştır.
3.Tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumlarına, nafakanın niteliğine, günün ekonomik koşullarına göre davacı-davalı kadın yararına takdir edilen yoksulluk nafakası azdır. Mahkemece 4721 sayılı Kanun’un 4 üncü maddesindeki hakkaniyet ilkesi de dikkate alınarak daha uygun miktarda nafakaya hükmedilmesi gerekir. Bu yön gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2024/9061, K. 2025/5341, 27 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama