KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2024/9117 E., 2025/5261 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Mayıs 2025
- Mahkemesi
- Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/1162 E., 2024/1520 K.
- Dava türü
- Boşanma
- İlk derece mahkemesi
- Gebze 3. Aile Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/755 E., 2023/303 K.
Karar Metni
487 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın vekili tarafından lehine takdir edilen tazminat ve nafaka miktarları ile ortak çocuk lehine iştirak nafakasına hükmedilmesi gerektiği yönünden, davalı erkek vekili tarafından ise davanın kabulü, kusur belirlemesi, kadın lehine yoksulluk nafakası, maddi ve manevi tazminata hükmedilmesi ve miktarları yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, delillerin takdirinde hata görülmemesine ve özellikle, davalı erkeğe kusur olarak yüklenen "davalı erkeğin babasının, kadına hakaret ettiği" vakıasının erkeğin babası tarafından gerçekleştirildiği,
taraflar dışında bir üçüncü kişinin meydana getirdiği eyleme karşı erkeğin bu duruma sessiz kaldığına ya da buna engel olmadığına dair görgüye dayalı tanık beyanı bulunmadığından bu vakıanın erkeğe kusur olarak yüklenilmesinin mümkün olmadığı, ancak sabit görülen ve gerçekleşen diğer kusurlu davranışlar değerlendirildiğinde boşanmaya sebebiyet veren olaylarda yine de erkeğin "tam kusurlu" olduğunun anlaşılmasına göre, davalı erkek vekilinin tüm, davacı kadın vekilinin ise aşağıdaki paragrafın kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. 4721 sayılı Kanun'un 182 nci maddesine göre; boşanma veya ayrılık halinde çocuk kendisine tevdii edilmemiş taraf gücüne göre onun bakım ve eğitim giderlerine katılmakla yükümlüdür. Ancak velayetin kullanılması kendisine verilmeyen eşin, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine katılması, mali gücü varsa söz konusu olur.
Somut olayda yargılama devam ederken doğan ortak çocuk lehine talep olmadığı için iştirak nafakası takdir edilmemişse de iştirak ve tedbir nafakalarına mahkemece resen hükmedilebileceği gibi yargılama aşamasında da her zaman istenebilir, sonradan istenmesi de iddia ve savunmanın genişletilmesi niteliğinde değildir.
İştirak nafakası takdir edilmesinde çocuğun üstün yararının bulunduğu ve bu hususun kamu düzenine ilişkin olduğu gözetilmeden, velayeti anneye bırakılan ortak çocuk ... için uygun miktarda iştirak nafakası takdiri gerekirken bu konuda bir karar verilmemesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2024/9117, K. 2025/5261, 26 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama