KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2024/9267 E., 2025/5404 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Mayıs 2025
- Mahkemesi
- Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/1548 E., 2024/1597 K.
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma- Ziynet Alacağı
- İlk derece mahkemesi
- Kayseri 3. Aile Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/12 E., 2024/450 K.
Karar Metni
302 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı- davalı erkek vekili tarafından kusur belirlemesi, kadının boşanma davasının kabulü, velâyet, maddî- manevî tazminat miktarı, reddedilen tedbir nafakası ve iştirak nafakası talebi yönünden; davalı- davacı kadın vekili tarafından ise kusur belirlemesi, kabul edilen maddî- manevî tazminat, iştirak nafakası miktarı, reddedilen yoksulluk nafakası, ziynet alacağı talebi yönünden temyiz edilmekle;
kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle İlk Derece Mahkemesi tarafından davalı davacı kadına sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği vakıası kusur olarak yüklenmişse de kadının davranışlarının güven sarsıcı boyutta kaldığının, ancak yine de boşanmaya sebebiyet veren olaylarda kadının ağır kusurlu olduğunun anlaşılmasına göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2024/9267, K. 2025/5404, 28 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama