KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2024/9361 E., 2025/6058 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Haziran 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/1395 E., 2024/1298 K.
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 15. Aile Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/249 E., 2023/339 K.
Karar Metni
481 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı erkek vekili tarafından kadının davasının kabulü, kusur belirlemesi, kadın yararına hükmedilen tedbir nafakası, maddî ve manevî tazminat miktarları ile erkeğin manevî tazminat talebinin reddi yönünden; davalı-davacı kadın vekili tarafından ise kusur belirlemesi, maddî ve manevî tazminat miktarları yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere özellikle kadına, "davalının önceki evliliğinden olan çocuklarının taraflarla birlikte yaşamayacakları hususunda anlaşılmış olmasına rağmen evlendikten sonra davalının iki çocuğunun müşterek eve geldiği,
davalının davacıyı birlikte yaşamaya zorladığı" kusuru yüklenmiş ise de, bu hususta erkeğin dava dilekçesi ile cevaba cevap dilekçesindeki beyanları çelişkili olduğu gibi, kadının velayeti kendisinde olan çocuğunun yanında kalmasının kusur olarak kabul edilemeyeceği ve yüklenemeyeceği, ancak"kadının önceki evliliğinden olan çocuklarının tarafların evliliğine müdahalesine sessiz kaldığı" dosya kapsamıyla ispatlandığı ve kadına kusur olarak yüklenmesi gerektiği, tarafların evlilik birliğinin sarsılmasında gerçekleşen ve kabul edilen diğer kusurlu davranışlar ile birlikte değerlendirildiğinde yine de erkeğin ağır,
kadının az kusurlu olduğunun anlaşılmasına göre, davacı-davalı erkek vekilinin tüm, davalı-davacı kadın vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur dereceleri, paranın alım gücü, kişilik haklarına yapılan saldırı ile ihlâl edilen mevcut ve beklenen menfaat dikkate alındığında kadın yararına takdir edilen maddî ve manevî tazminat azdır. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 4 üncü maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 50 nci ve 51 inci maddesi hükümleri nazara alınarak, 4721 sayılı Kanun'un 174 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları gereğince daha uygun miktarda maddî ve manevî tazminat takdiri gerekir. Bu husus gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2024/9361, K. 2025/6058, 18 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama