KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2024/9472 E., 2025/190 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Ocak 2025
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Sayısı
- 2024/144 E., 2024/598 K.
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma
Karar Metni
412 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı-davacı erkek vekili tarafından velâyet yönünden; davacı-davalı kadın vekili tarafından ise katılma yoluyla, kişisel ilişki süresi ile tedbir ve iştirak nafaka miktarı yönünden temyiz edilmiş olup kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı-davacı erkeğin tüm, davacı-davalı kadının aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Kişisel ilişki düzenlemesinde çocuğun menfaatleri yanında analık ve babalık duygularının tatmini de esastır. Bu tatmin duygusu ile çocuğun yüksek yararı birlikte değerlendirilerek, çocuğun kişisel gelişimine en uygun düzenleme tercih edilmelidir.
Somut olayda velayeti anneye verilen ortak çocuk 2017 doğumlu Hüseyin ile baba arasında her ayın 2. ve 4. haftasonu cuma gününden başlatılarak düzenlenen kişisel ilişki ortak çocuğun eğitim çağında olduğu gözönüne alındığında çocuğun menfaatine uygun değildir. Daha uygun süreli kişisel ilişki tesisi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesinin kişisel ilişki düzenlemesine yönelik hükmünün düzeltilerek onanması gerekir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2024/9472, K. 2025/190, 14 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama