KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2024/9596 E., 2025/6182 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Haziran 2025
- Mahkemesi
- Van Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/960 E., 2024/774 K.
- İlk derece mahkemesi
- Bitlis Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/266 E., 2023/526 K.
Karar Metni
720 kelime·4 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı erkek vekili tarafından zinaya dayalı davasının reddi, karşı davanın kabulü, kusur belirlemesi, velâyet maddî ve manevî tazminatlar ve nafaka yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı-karşı davalı erkek vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Taraflar arasında görülen karşılıklı boşanma davalarının yapılan yargılaması neticesinde İlk Derece Mahkemesinde boşanmaya neden olan olaylarda kadının ağır, erkeğin az kusurlu olduğu gerekçesiyle davacı-karşı davalı erkeğin öncelikli talebi olan zina hukuki nedenine dayalı davasının reddine, terditli talebi olan evlilik birliğinin temelinden sarsılması hukuki nedenine dayalı davasının kabulüne, kadının karşı davasının ise reddine karar verilmiş, ortak çocukların velayetleri babaya verilerek ortak çocuklar yararına iştirak nafakasına hükmedilmiş, erkek yararına 15.000 TL maddi,
15.000 TL manevi tazminat ile kadın yararına aylık 1.500,00 TL yoksulluk nafakası ödenmesine karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince erkeğe başkaca kusurlar eklenerek evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına neden olan olaylarda tarafların eşit kusurlu oldukları, kadının davasının kabulüne karar verilmesi gerektiği, velayet düzenlemesinin hatalı olduğu gerekçesiyle kadının karşı davasının ve boşanma talebinin kabulüne, ortak çocukların velayetinin anneye verilmesine, baba ile kişisel ilişki tesisine, ortak çocuklar yararına aylık 2.000,00'er TL iştirak nafakası ödenmesine, tarafların maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir.
Karar davacı-karşı davalı erkek vekili tarafından yukarıda gösterilen şekilde temyiz edilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince kadının davasının reddine karar verilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle "kadının karşı davasının ve boşanma talebinin TMK 166/1 uyarınca kabulüne" karar verilmiş ise de; boşanma hükmünde tarafların kimlik bilgilerine yer verilmemiştir. Boşanmaya karar verilmesi halinde kararda "Tarafların Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası, adı soyadı, doğum yeri ve tarihi, baba ve ana adları ile kadının evlenmeden önceki soyadı ve aile kütüğünde kayıtlı olduğu yer bilgileri ile evlilik içinde doğmuş çocuklar ve bunların kimlik bilgilerine yer verilmesi zorunludur (5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu m. 27/1, m. 7/1-b ve 6100 sayılı Kanunu m. 297/1-b). Mahkemece, bu husus gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması doğru bulunmamıştır.
3.Bölge Adliye Mahkemesince ortak çocukların velayeti anneye verilerek, baba ile ortak çocuklar arasında kişisel ilişki kurulmasına karar verilmiş, kişisel ilişkiye dair verilen hükümde ortak çocuklar ile baba arasında babalar gününde kişisel ilişki kurulması gerekirken, anneler gününde kişisel ilişki kurulması ve çocukların doğum günlerinde tesis edilen kişisel ilişkinin ertesi güne kadar devam etmesi hatalı olup kararın bu yönden bozulması gerekir.
Ne var ki yukarıdaki yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2024/9596, K. 2025/6182, 19 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama