KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2024/9804 E., 2025/5971 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Haziran 2025
- Mahkemesi
- Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/1728 E., 2024/2418 K.
- İlk derece mahkemesi
- Denizli 3. Aile Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/355 E., 2023/295 K.
Karar Metni
413 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı- davalı kadın vekili tarafından kendi davasının reddi yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun( 4721 sayılı Kanun) 166 ncı maddesinin birinci ve ikinci fıkraları uyarınca taraflarca karşılıklı açılan boşanma davalarının İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılaması sonucunda erkek tarafından açılan boşanma davasının reddine, kadın tarafından açılan boşanma davasında ise boşanmaya sebebiyet veren olaylarda erkeğe "kadının erkeğin yanına oturduğunda erkeğin kadına sürekli 'Dokunma bana uzak dur' dediği,
kadına sevgisiz yaklaştığı, sürekli kadına 'Çocuk gibi olma, bu nasıl hareket' tarzında sözler söylediği" vakıaları kusur olarak yüklenmek suretiyle boşanmaya sebep olan olaylarda tam kusurlu olduğu gerekçesi ile boşanma ve fer'îlere karar verilmiştir.
Kararın erkek vekili tarafından tamamı yönünden istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf talebinin kısmen kabulü ile erkeğe kusur olarak yüklenen vakıanın geçmiş tarihe ilişkin olduğu ve evlilik birliğinin sonrasında devam etmesi nedeniyle kadın tarafından affedildiği, en azından hoşgörü ile karşılandığının kabul edilmesi gerektiği gerekçesi ile kadın tarafından açılan boşanma davasının da reddine karar verilmiş, hüküm bu sefer kadın vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yapılan yargılama, toplanan deliller ve davacı- davalı kadın tanıklarından ....'nin beyanları hep birlikte dikkate alındığında erkeğin bahsi geçen kusurlu eylemlerinin süreklilik arz ettiği, bu hali ile erkeğin eylemlerinin kadın tarafından affedildiği, en azından hoşgörü ile karşılandığının kabulünün mümkün olmadığı anlaşılmaktadır.
Hal böyle yapılan soruşturma ve toplanan delillerle erkeğin, kadın yanına oturduğunda kadına sürekli 'Dokunma bana uzak dur' dediği, kadına sevgisiz yaklaştığı, sürekli kadına 'Çocuk gibi olma, bu nasıl hareket' tarzında sözler söylediği anlaşılmaktadır. Bu halde taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamına imkân vermeyecek nitelikte bir geçimsizlik mevcut ve sabittir. Olayların akışı karşısında davacı -davalı kadın dava açmakta haklıdır.
Bu şartlar altında eşleri birlikte yaşamaya zorlamanın artık kanunen mümkün görülmemesine göre, kadının davasının kabulü ile boşanmaya karar verilecek yerde, yetersiz gerekçe ile kadının davasının reddine karar verilmesi doğru bulunmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2024/9804, K. 2025/5971, 17 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama