KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2024/9983 E., 2025/6155 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Haziran 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/828 E., 2024/1061 K.ı
- İlk derece mahkemesi
- Bakırköy 15. Aile Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/761 E., 2024/231 K.
Karar Metni
382 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı- davacı kadın vekili tarafından kişisel ilişki, nafaka ve tazminatların miktarı ve kusur belirlemesi yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı-karşı davacı kadının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2. Kişisel ilişki düzenlemesinde çocuğun menfaatleri yanında analık ve babalık duygularının tatmini de esastır. Bu tatmin duygusu ile çocuğun yüksek yararı birlikte değerlendirilerek, çocuğun kişisel gelişimine en uygun düzenleme tercih edilmelidir.
Somut olayda velayeti anneye verilen ortak çocuk 2014 doğumlu ... ile baba arasında düzenlenen kişisel ilişki ortak çocuğun eğitim çağında olduğu gözetildiğinde çocuğun menfaatine uygun olmadığı gibi annenin velayet görevinin ifasına da engel olacak niteliktedir. Daha uygun süreli kişisel ilişki tesisi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmayıp bozmayı gerektirir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararının düzeltilerek onanması gerekir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2024/9983, K. 2025/6155, 19 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama